Performans Pazarlama

  • Google Analytics 101

    E-Ticaret sitelerinin vazgeçilmezi olan Google Analytics, gerçek zamanlı ölçümleme yapmayı sağlayan ve kurulumundan itibaren site trafiği ile ilgili tüm verileri içerisinde barındıran ücretsiz bir analiz aracıdır. Web sitesine gelen ziyaretçilerin etkileşimlerini gözlemleyerek hedef kitleyi yakından tanımayı sağlar. Ayrıca Google Analytics’te siteye gelen ziyaretçilerin konumu, yaşı, kullandıkları cihaz ve daha birçok şey hakkında detaylı raporlamalar yapılabilirsiniz.

    E-ticaret’e ve Dijital Pazarlama’ya ilgi duyuyorsanız Google Analytics 101 eğitimini kaçırmayın ! Hemen aşağıdaki formu doldurarak ücretsiz eğitimde yerinizi alın ! Sizleri aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz…

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    https://lnkd.in/dsSMSbm

  • E-Ticaret Dünyasındaki Öneri Algoritmaları

    E-Ticaret Dünyasındaki Öneri Algoritmaları

    Öneri motorları her dakika karşımıza çıkıyor. Günümüz dijital dünyasında ve tüketimin en üst seviyeye çıktığı çevrimiçi medya platformlarında sıklıkla kullanılan öneri motorları, E-Ticaret sektöründe de sıklıkla karşımıza çıkıyor. 

    Netflix’i çoğumuz kullanıyoruz değil mi? Netflix değilse Spotify, BluTV, Mubi en kötü ihtimalle Facebook gün içinde girip kullandığımız platformlardan birkaçı. E-Ticaret’te de aynı şekilde Amazon, Trendyol, Hepsiburada bu platformların yalnızca birkaçı diyebiliriz. 

    Peki öneri motorlarının buradaki payı ne?

    Araştırmalara göre öneri motorlarının Amazon’un cirosundaki payı %35! 

    Netflix’in içeriklerinin %75’i öneri motorlarının kullanıcılara sunmuş olduğu içeriklerden geliyor. 

    Öneri motorlarının önemi sanıyorum biraz daha net anlaşılmıştır. 

    Kullanıcılara sayfa sayfa gezmeden aradıkları veya beğendikleri, ileride beğenecekleri ürünleri anında sunarak kullanıcı deneyimini arttırırken bir yandan da doğru önermelerle kullanıcıların daha hızlı dönüşüm gerçekleştirmesine ve satın alma sürecinin çok daha hızlı gerçekleşmesine yardımcı oluyorlar. 

    Peki, Netflix bizleri nasıl bu kadar iyi tanıyor?

    Öneri motorlarının kullandığı algoritmalar hakkında konuşurken karşımıza iki tane terim/algoritma çıkıyor. Bunlardan birisi “Collaborative Filtering”(benzerliğe dayalı), diğeri ise “Content-Based Filtering”(içeriğe dayalı). 

    Makine öğrenmesi ve yapay ağ algoritmalarını kullanarak ortaya çıkan öneri motorlarında sıklıkla kullanılan yöntem “Collaborative Filtering” yöntemidir. Fakat bir şeyi unutmamak gerekiyor. “Collaborative Filtering” ne kadar yenilikçi ve daha çok dönüşüm getirecek gibi gözükse bile işletmenizin faydasını göz önünde bulundurmalı ve eğer içeriğe dayalı “Content-Based Filtering” yöntemi daha etkiliyse, o yöntem ile ilerlemelisiniz. A/B testi her zaman hayat kurtarır!

    e Ticaret dünyasında öneri algoritmaları

    “Collaborative Filtering” ve “Content-Based Filtering” tekniklerini aslında yukarıdaki görselden rahatlıkla anlayabiliriz. 

    Gelin, fazla teknik detaylara girmeden hızlıca Collaborative Filtering üzerinden geçelim

    Diyelim ki, siz Netflix’e giriş yaptınız ve “Avengers: Infinity War” filmini izlediniz. “Avengers: Infinity War” filmi sonrasında da sırasıyla “Call Me by Your Name” ve “Kill Bill” filmlerini izlediniz. Bu esnada başka bir kullanıcı olan Mathias ise Kill Bill” ve “Call Me by Your Name” filmlerini izledi. Algoritma bu noktada film izleme alışkanlığınıza ve geçmişinize bakarak sizlere bazı puanlar atadı ve ortak 2 tane film izlediğiniz için sizler arasında bir benzerlik kurdu. Bu benzerliğe istinaden Mathias’a sunduğu “Bunu da İzlemelisin” önerilerinde sizin ilk başta izlediğiniz “Avengers: Infinity War” filmini sunacaktır. 

    Bu konu tabi ki de bu kadar basit değil fakat temelde işleyiş bu şekilde ilerlemektedir. 

    İçeriğe dayalı olan “Content Based Filtering” tekniği de aslında kullanıcıların değil, içeriğin ve ürünlerin benzerliğine bağlı olarak çalışmaktadır. 

    Örneğin, Spotify’da genellikle Heavy Metal ve Rock’n’Roll türünde müzikler dinliyorsunuz. Sistem bundan sonra sizlere dinlediğiniz ve tercih ettiğiniz, beğendiğiniz müzik türü olan Heavy Metal ve Rock’n’Roll türlerinden müzikler önerecektir. Long Live Rock’n’Roll !

    Öneri algoritmaları ve öneri motorları yukarıda belirtmiş olduğumuz temel prensiplere bağlı olarak çalışmaktadırlar. Tabii ki de bu algoritmalar dışında ileri veri analitiğine ihtiyaç duymadan çalışan ve kullanıcılara sunulan yapılar da bulunmaktadır. Örneğin genellikle E-Ticaret sektöründe kullanılan “Son Gezdikleriniz” önerileri veri analitiği olmadan, kullanıcıların web sitesinde yaptıkları son hareketlerine yönelik öneriler sunmaktadır. 

    Kısaca özetlemek gerekirse, öneri algoritmaları sitenizdeki dönüşüm oranını arttırma konusunda en büyük yardımcınız olacaktır. Doğru analitik yöntemlerle kullanıldığı takdirde kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkaracağından şüphe yok 🙂

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

  • Arama Motoru Optimizasyonunun (SEO) Dijital Dünyadaki Gücü

    Arama Motoru Optimizasyonunun (SEO) Dijital Dünyadaki Gücü

    SEO, son zamanlarda dijital dünyada sıkça kendinden söz ettiriyor.

    Nedir bu SEO?

    Açılımı Search Engine Optimization olan SEO’nun karşılığı, arama motoru optimizasyonudur. Arama motoru optimizasyonu, arama motorlarında (Google, Yahoo!, Yandex vb.) yükselmek ve trafik akışı sağlamak amacıyla kullanılan tekniklerin bütününü ifade eder.

    Bir doktor olduğunuzu düşünün ve hastanızın problemi ile ilgili araştırmalar yapıyorsunuz. Bu yaptığınız çalışmaların hepsi bir iyileştirme sürecidir. SEO ise sitenizle ilgili aramalar için daha üst sıralarda görünmesini istediğiniz ve bu süreçte yaptığınız iyileştirme çalışmaları anlamına gelir. Arama sonuçlarında görünürlüğünüz yükseldikçe dikkat çekme ve potansiyel ya da mevcut müşterilerinizi siteye çekme olasılığınızda yükselir.

    Hemen bunu yapmalı ve üst sıralarda yer almalı…

    Tam bu noktada üstünde durmamız gereken konu ise bu sürecin uzun vadeli bir strateji gerektirmesidir. Arama sonuçları sayfasında yüksek bir sıralamaya sahip olmak ve trafik akışı sağlamak uzmanlık, çaba ve sabır gerektirir. Optimizasyon sonucu garanti olarak sizi üst sıralara taşır demek doğru olmaz. Bunun için optimizasyon tekniklerinden size uygun olanı kullanarak süreci yönetmek önemlidir. Kuralları ve sınırları belirlenmiş stratejilerin aksine kişiselleştirilmiş stratejiler denebilir. SEO uzmanı tahminlerde bulunarak alakalı veri eğilimlerini inceleyerek uygulayacağı stratejiye karar verir.

    İnternette gezinen bir şakayla arama motorlarının ilk sayfada çıkmasının önemi vurgulanır.

    “Bir cesedi gizlemek gerekirse onu Google’ın ikinci sayfasına yerleştirin.”

    Arama Motoru Optimizasyonu için önemli hususlar nedir?

    Kalp bir insan vücudu için ne kadar önemliyse arama motoru optimizasyonunda da anahtar kelimeler bu öneme sahiptir. Potansiyel ziyaretçinizi düşündüğünüzde ne istediğini, neyi aradığını tahmin etmelisiniz. Bir doktor hastasını ameliyata alır ve tüm ekipmanlardan sadece gerekli olanları kullanır. Sayfa içerisindeki anahtar kelimeler de tam olarak bu mantıkla düşünülerek optimize edilmelidir.

    Bir diğer önemli noktaya değinmek gerekirse, her yüksek trafik akışı stratejimizi doğru uyguladığımızı göstermez. Kaliteli trafik akışı sağlamak istiyorsanız anahtar kelimelerle eşleşen sonuçlar sağlamanız gerekir. Bu sağlandığında daha fazla trafik sizin için faydalı olur. Siz eğer teknoloji ürünleri olan bir siteyi optimize ediyorsanız yemek tarifleri yazınca üst sıralarda çıkması sizce verimli bir strateji uygulandığını gösterir mi? Bu soruya cevabınız “Hayır” ise SEO mantığını anladınız.

    SEO’daki “SE”…

    Soru yönelttiğimiz kutucuğun bulunduğu web sitesi olan arama motorlarından potansiyel yanıt alırız.

    Peki bu yanıtlar nasıl geliyor?

    Arama motorunun içerisinde, internette bulabildiği tüm içeriklerle ilgili bilgi toplayan tarayıcılar aracılığıyla dizin oluşturmayı hedefleyen; makine dili olan 1 ve 0’ları arama motoruna getirerek yanıt aradığınız soruyla eşleştiren bir algoritma bulunmaktadır. Bu algoritmaya giren faktörler bir grup uzman tarafından alan adı uzunluğu, alanların anahtar kelimelerindeki tam eşleşme, miktar kalitesini içeren yanıtlanan bağlantılar (Facebook paylaşımları vb.), tıklama akışı, çeşitlilik gibi kullanıcı-kullanım ve trafik sorgu verileri, medyada, haberlerde bulunma, marka ya da siteden bahsetme ve çevrimdışı kullanımı, içerik uzunluğu, alaka düzeyi, kaynak bağlantısının kalitesi, doğruluğu olarak tanımlanmıştır.

    SEO’daki “O”…

    Optimizasyon kısmında ise bir içeriğin yazılarak sunulması sonucu, insanların arama motorlarında görmesiyle anlaşılan kısım olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Dijital dünyanın bu denli önemli olduğu günümüzde SEO artık bir ihtiyaç diyebiliriz.

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    Kaynaklar

  • E-Ticarette Satışa Giden Yolculuk: Dönüşüm Oranı Optimizasyonu

    E-Ticarette Satışa Giden Yolculuk: Dönüşüm Oranı Optimizasyonu

    Tüketici davranışları yapılan yeniliklere, teknolojiye ve daha birçok etkene göre değişiklik gösterebilir. Zaman içinde bu gelişmeler, online alışveriş alışkanlığında büyük artış yarattı. Haliyle e-ticaret ile uğraşan işletme sayısı da arttı. E-ticarette varlığı olanlar için ise rekabet giderek fazlalaştı. Bu noktada da satışlarını daha çok nasıl artırabileceklerinin yollarını aradılar. Peki, online satış yolculuğunda dönüşüm oranı optimizasyonu konusuna yeterince önem verdiler mi? Dönüşüm oranının nasıl artırılabileceği üzerinde durdular mı? Gelin birlikte dönüşüm oranı optimizasyonunun satışları artırmadaki etkisini inceleyelim.

    Dönüşüm (Conversion) Nedir?

    Giyim üzerine bir e-ticaret sitesi düşünelim. Bu sitedeki birincil hedef, satış yaparak kazanç sağlamak olacaktır. İşte, web sitesine gelen kullanıcıların yaptığı her satın alma işlemi de dönüşüm olarak adlandırılır. Aslında dönüşümü sadece satın alma işlemi olarak tanımlamak doğru olmaz. Makro dönüşümlerin (ürün satın alma, bir hizmete abone olma vb.) yanında, kazanç sağlamayan mikro dönüşümler de vardır. (Sepete ürün ekleme, e-posta listelerine kaydolma vb.)

    Özetlemek gerekirse, web sitelerinde belirlenen hedeflerin gerçekleşmesini dönüşüm olarak adlandırabiliriz.

    Dönüşüm Oranı (Conversion Rate) Nedir?

    Dönüşüm oranı, web sitesine gelen ziyaretçilerin hedeflenen eylemi gerçekleştirme oranıdır.

    • Web sitesi trafiğinin (ziyaretçi sayısının) 2000 olduğunu varsayalım.
    • Gerçekleşmesi istenen dönüşüm satış olsun. Gelen 2000 ziyaretçiden de 50 adet satış gerçekleştiğini düşünelim.
    • Bu 50 satışı, 2000 ziyaretçiye oranladığımız zaman dönüşüm oranına ulaşmış oluruz. Yani bu senaryoda dönüşüm oranı, 50/2000 = %2,5 olacaktır.

    Dönüşüme giden tüm yolların kullanıcı dostu olması oldukça önemlidir. Web siteleri (hem masaüstü hem mobil) bu doğrultuda tasarlanır. E-ticaret sitelerinin mobil uygulamaları da site özelliklerine paralel bir şekilde hazırlanır. Kullanıcının satın alma yolculuğu ne kadar basit ve kısaysa, dönüşüm elde etme ihtimali o kadar artış gösterir. Bu basitliğe rağmen yeterli dönüşüm gerçekleştiremiyorsanız başka noktaları incelemeniz gerekir. Örneğin, kullanıcıya vermek istediğiniz mesaj yeterince net mi? Satın alma adımına gitmesi için gerekli yönlendirmeler var mı ya da butonlar yeterince ilgi çekici mi?

    Bu ve buna benzer soruların yanıtı hayırsa yapılması gereken optimizasyonlar var demektir. İşte tam olarak bu noktada da dönüşüm oranı optimizasyonu kavramı karşımıza çıkıyor.

    E-Ticaret

    Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (Conversion Rate Optimization)

    Dönüşüm oranı optimizasyonu (CRO) kısaca, dönüşüm elde etme sürecine engel olan etkenlerin iyileştirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu engeller arasında genel site/açılış sayfası deneyiminin iyi olmaması, ürün açıklamalarındaki yetersizlik, ödeme sayfasının karmaşıklığı vb. bulunabilir. Ayrıca dönüşüm elde etme açısından bir problem olmasa bile daha iyi sonuca ulaşmak için düzenli çalışmalar yapmalıyız.

    Örneğin, kullanıcı karşısına aynı ürünü iki farklı görselle çıkarabiliriz. Bunun sonucunda da hangi görselin daha fazla dönüşüm getirdiğini görürüz. Böylece işletmemizi satış aşamasına ulaştıran en ilgi çekici görseli tespit etmiş oluruz. Yani dönüşüm oranı optimizasyonunda amaç, problemleri gidermenin yanında her zaman daha iyiye ulaşmaktır.

    Sitenin her yerinde dönüşüm oranı optimizasyonu çalışması yapabiliriz. Ancak her sayfada yapılacak optimizasyon farklı olacaktır. Çünkü web sitesindeki her sayfa dönüşüme giden farklı bir aşamayı ifade eder. Burada kullanıcının dönüşüme giden adımını anlamlandırmak için pazarlama hunisinden yararlanılabilir. Bir e-ticaret sitesi için örnek vermek gerekirse;

    Açılış Sayfası (Landing Page): Ziyaretçiye ilk izlenimi veren aşamadır. Bu noktada sayfa açılış hızı, harekete geçirici mesajlar (call to action) büyük önem taşır. Ayrıca hizmet verilen alan ile ilgili net bilgilerin sunulması, kullanıcı beklentisinin/ihtiyacının karşılanıp karşılanmayacağı hakkında bilgi verir. Böylece dönüşüm elde etmeye bir adım daha yaklaşmış oluruz.

    Ürün İnceleme: Ziyaretçinin satın alma kararını etkileyen önemli bir aşamadır. Bu aşamada ürün/hizmet bilgisinin olabildiğince detaylı ve anlaşılır olması gerekir. Aynı zamanda satın almaya yönlendirici butonların göze çarpması, kişiyi özel hissettirecek ifadelere yer verilmesi harekete geçirme noktasında oldukça etkilidir.

    Ödeme: Dönüşüm gerçekleştirmeye en yakın kullanıcıların bulunduğu son aşamadır. Burada kullanıcı karşısına ek ücret çıkarmamak, basit bir ödeme sayfasına sahip olmak çok önemlidir. Bunların yanında online ödeme için kullanıcıya güven vermek de gerekir. (güvenli ödeme yöntemi vb.)

    Peki, dönüşüm oranı optimizasyonu hangi aşamalardan oluşur?

    Araştırma ve İnceleme

    Kullanıcının gerçekleştirmesi istenen dönüşüm belirlendikten sonra sıra geliyor dönüşüm adımlarını incelemeye. Yani, sitede dönüşümün gerçekleşmesini engelleyen problemler bulunuyor mu ya da hangi aşamalarda iyileştirmeler yapılmalı?

    Sitenizde birden fazla ürün kategorisi olduğunu düşünün. Bunlardan birisi de saat olsun. Saat bulunan sayfalardan çok fazla trafik alıyorsunuz fakat gelen trafiğe göre çok daha düşük dönüşüm yakalıyorsunuz. Bu demek oluyor ki iyileştirme yapmanız gerekmekte. Yani, dönüşüm oranı optimizasyonunu kullanmanız gereken adımlar olacaktır.

    Bu sorunlar nasıl tespit ediliyor?

    Bunların tespiti için Google Analytics gibi gerçek zamanlı verileri izlemeye imkan veren araçlar kullanılıyor. Bu araçlar sayesinde pek çok sorunun cevabını bulabilirsiniz. Örneğin ziyaretçi hangi aşamada siteyi terk ediyor, site içinde nasıl etkileşimlerde bulunuyor ya da dönüşümün nispeten az olduğu cihazlar/tarayıcılar neler? Bu örnekleri çoğaltmak, ürüne/sektöre göre daha farklı ve detaylı analizler yapabilmek mümkün. Bunun dışında kullanıcı görüşlerinden yola çıkarak veya siz kullanıcı gözüyle sitede gezerek bazı tespitlerde bulunabilirsiniz.

    Hipotez Oluşturma

    Kullanıcı davranışlarını analiz ettikten sonra, neden-sonuç ilişkisine bağlı olarak hipotezler oluşturabilirsiniz ancak oluşturulan hipotezlerin uygulanabilir olup olmadığını mutlaka incelemelisiniz.

    “Ürün sayfasındaki açıklamaları detaylandırmak kullanıcıyı bilgilendirmede etkili olacak ve satın alma kararını hızlandıracak. Böylece dönüşümler %X kadar artış gösterebilir.” vb. hipotezler ortaya atılabilir.

    Test Aşaması

    Hipotezlerin uygulanabilirliğine karar verdikten sonra sıra geldi son aşamaya! Yani, test aşaması. İlk olarak yapılacak testler önceliklendirilir. Sonrasında da belirli kategorideki ziyaretçiler seçilir ve A/B testi ya da çok değişkenli testler uygulanır. En iyi performans gösteren testi seçersiniz. Bu test artık belli bir grubun değil, tüm ziyaretçilerin karşısına çıkmaya başlar. Kötü performans gösteren testleri ise elersiniz. Bu aşamalar tek seferlik değildir. Sürekli A/B testleri yaparak en iyiye ulaşmaya çalışmalısınız. İyileştirmelerin sürekliliğiyle, daha fazla müşteriye ulaşmanın yanında gereksiz maliyetler de azalır.

    Test Aşaması

    Dönüşüm Oranı Optimizasyonu İçin 6 Uygulama Önerisi

    1. İlgi Çekici Başlık Kullanımı

    Kullanıcıların açılış sayfasında göreceği ve dikkatini çekecek ilk şey, başlık olacaktır. Kullanıcılar ilk izlenimlerine göre sitenin kalan sayfalarını gezecek ya da gezmeyecektir. Bu nedenle ürün/hizmet hakkında fikir verici ve ilgi çekici başlıkların kullanılması oldukça önemlidir. Ayrıca yazım tarzı (boyut, renk vb.) ve hitap şekli de bu noktada oldukça önemlidir.

    2. Sayfa Yükleme Hızı

    Kullanıcıların hızlı tüketimi, site yükleme hızı üzerinde de aynı şekilde işliyor. Yani, bir site ne kadar yavaşsa sayfayı terk etme ihtimalleri o kadar yüksek oluyor. Bu nedenle site hızının yüksek olması dönüşüme giden adımda çok önemli bir etkendir.

    3. Mobil Uyumlu Web Site

    Günümüzde web siteleri trafiklerinin büyük bir kısmını mobil kullanıcılardan sağlıyor. Bu nedenle web sitesinin mobil uyumlu olması dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta.

    4. Güvenli ve Basit Ödeme Sayfası

    Kullanıcı ödeme aşamasına geldiğinde olabildiğince basit bir sayfayla karşılaşmak ister. İstenen bilgilerdeki kafa karıştırıcı ve gereksiz detaylar, ürün satışı olmadan kullanıcının sayfadan ayrılmasına neden olabilir. Ayrıca online satışlarda güvenli ödeme yöntemlerinin bulunması da kullanıcıların dikkat ettiği önemli bir unsurdur.

    5. Harekete Geçirici Butonlar

    Özellikle ürün sayfalarında satın almaya yönlendirici butonların olması büyük önem taşıyor. (Hemen satın al, ücretsiz indir, sepete ekle vb.) Bu butonların kullanıcının gözüne çarpması için sayfadaki konumu, rengi ve yazı tipi de dikkat edilmesi gereken ayrı bir nokta.

    6. Satın Alma Kararını Hızlandırıcı Çağrılar

    Pazarlama psikolojisinden yararlanarak kullanıcıların satın alma kararını hızlandırmak mümkün. Örneğin, “son 2 ürün”, ”indirimde son 1 saat” gibi mesajları kullanmak ürünün tükeneceği endişesi yaratıyor. Böylece kullanıcıların ürünü satın almadaki hızı artış gösteriyor.

    Dönüşüm oranı optimizasyon çalışmaları, istenen değişimi %100 sağlamayabilir. Hatta sürekli olarak olumlu sonuç da vermeyebilir ancak pes etmeden yeni fikirlerle çalışmalar yapmak bu noktada oldukça önemlidir. Bu sayede hedeflenen dönüşüme mutlaka ulaşılacaktır. 😊

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    Kaynak

    https://moz.com/learn/seo/conversion-rate-optimization

    https://blog.hubspot.com/marketing/conversion-rate-optimization-guide

    kinsta.com

  • Yapay Zeka Alanındaki Trendleri Takip Edebileceğiniz Web Siteleri

    Yapay Zeka Alanındaki Trendleri Takip Edebileceğiniz Web Siteleri

    Yapay zeka ve makine öğrenmesi artık hayatımızın bir parçası oldu. Özellikle E-Ticaret’te her noktada makine öğrenmesi ve yapay zeka kavramlarına rastlıyor gündelik hayatımızdaki operasyonlarda kullanıyoruz.

    Durum böyle olunca, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi alanlarındaki gelişmeleri takip etmek ve güncel bilgilerden haberdar olmak çok kritik bir önem taşıyor.

    Ben de bu yazıda vakit bulduğumda incelediğim ve yazılarını okumaktan keyif aldığım, bilgilendirici web sayfalarını sizlerle paylaşmak istedim.

    1- AI Trends Blog

    Buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz AI Trends Blog sayfasında farklı endüstriler ve teknolojiler özelinde çok değerli yazılar bulabilirsiniz. Ayrıca blog sayfasının kimi zaman webinar ve etkinlikleri oluyor. Göz atmakta fayda var !

    2- MIT News — Artificial Intelligence

    Dünyanın en iyi teknoloji üniversitesi diyebileceğimiz MIT(Massachusetts Institute of Technology) Yapay Zeka özelinde web sitesinde araştırmaları paylaşıyorlar. Ayrıca çok farklı araştırmalar bulunuyor. Web sitesine buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

    Photo by steve pancrate on Unsplash

    Örnek bir makaleyi aşağıda paylaşıyorum;

    A Neural Network Learns When it should not be trusted

    3- AWS(Amazon Web Services) Machine Learning Blog

    Amazon Web Services özellikle developerlar tarafından sıklıkla takip edilen bir blog. Aynı zamanda Machine Learning ve AI alanında da çok değerli kaynaklara erişebilirsiniz. Web sitesine buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

    4-IBM Developer | Artificial Intelligence

    IBM Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi ve Data Science alanlarında eğitimleri, makaleleri ve araştırmaları kullanıcılarla sıklıkla paylaşıyor. Özellikle pandemi döneminde kullanıcılarla çok daha fazla kaynağı paylaşan IBM’in, Artificial Intelligence özelindeki web sitesine buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

    Makaleler, kurslar, veri setleri ve podcastler dahil olmak üzere yüzlerce kaynağa ulaşabilir ve kendinizi bu alanda IBM ile geliştirebilirsiniz.

    5- NVIDIA Blog

    NVIDIA, görüntü işleme, derin öğrenme, otonom makineler ile ilgili birçok araştırma yapıyor. Blog sitelerinde ise bu konular ile ilgili haberler, gelişmeler ve makalelere erişebilirsiniz. Ve aynı zamanda Yapay Zeka hakkında podcastler dinleyebilirsiniz.

    Web sitesine gitmek için buraya tıklayabilirsiniz.

    6- Google Research

    Google, ah sevgili Google. Her noktada karşımıza çıkan eski dost :). Google, dünya üzerinde en çok dataya sahip olan şirket. Bu sebeple, bu datayı nasıl yönetecekleri üzerine de bolca kafa yoruyorlar. Böylece, ok farklı alanlarda, çok farklı ve değişik çalışmaları okuyacaksınız. Açıkcası benim özel ilgi alanım şu sıralar NLP, Google Research bu alanda harika makaleler sunuyor.

    Buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

    7- Towards Data Science

    Towards Data Science, Medium’da takip etmekten en çok keyif aldığım yayın diyebilirim. Aynı zamanda, bitmek bilmeyen proje gecelerinde de bolca yardımı dokundu. Yalnızca yapay zeka değil, makine öğrenmesi, veri analizi, veri bilimi ve diğer konularda farklı yazılar, haberler ve kod paylaşımları bulunuyor.

    Buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

    Eğer sizlerin de takip ettiği farklı web siteleri ve sayfalar var ise yorumlardan paylaşabilirsiniz ! 🙂

    Yapay Zeka hakkındaki diğer yazılarıma aşağıdan erişebilirsiniz :).

    Yıllardır Yapay Zekanın Gelişimine Katkıda Bulunuyoruz

    Yapay Zeka ve Kimlik Karmaşası

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

  • Affiliate Marketing:Para Kazanmanının Komisyon Hali

    Affiliate Marketing:Para Kazanmanının Komisyon Hali

    Oturduğu yerden para kazanmayı kim istemez ki ?Uyan, hazırlan,toplu taşımaya bin,ofise git….Pandemi döneminde bu süreçler biraz değişmiş olsa da bazılarının hayatı hala bu akışta devam ediyor.Zinciri kırmaya ne dersiniz ?Kendi işimizin  patronu olmak için çalışmaya başlayalım!Peki ama nasıl?Affiliate marketing sayesinde! İşte detaylar…

    Affiliate Marketing Nedir ?

    Affiliate marketing; bir ürünü ,kişiyi takip eden topluluğa önererek yapılan çevrimiçi satış taktiğidir.Aynı zamanda iştiraklerin kendi ürünlerini oluşturmadan ürün satışlarından para kazanmalarına da olanak sağlar.Türkçe karşılığı  ise “Satış Ortaklığı Pazarlamasıdır. “

    Basitçe ifade etmek gerekirse affiliate marketing, bir blogda, sosyal medya platformlarında veya web sitesinde paylaşarak bir ürüne veya hizmete atıfta bulunmayı içerir.Yani affiliate kuruluş (siz), tavsiyesiyle ilişkili kişiye özel bağlantı üzerinden bir satın alma işlemi yaptığı her seferinde komisyon kazanır.Eğer iyi uygulanırsa, bu performansa dayalı fırsat, size sağlıklı bir gelir sağlayarak yan koşuşturmadan karlı işlere geçebilir.

    Başarılı çevrimiçi işletme sahibi Pat Flynn’in tanımına göre affiliate marketing ;

    Satış ortağı pazarlaması, diğer kişilerin (veya şirketin) ürünlerini tanıtarak komisyon kazanma sürecidir.Beğendiğiniz bir ürün bulup başkalarına tanıtın ve yaptığınız her satıştan bir parça kâr elde edin.

    affiliate marketing

    Affiliate Marketing İçin Yapılması Gerekenler

    1-Bir ortaklık programı bulun ve kayıt olun.

    2-Hangi ürünleri tanıtacağınızı  seçin.

    3-Her ürün için benzersiz bir affiliate linki edinin.

    4-Bu linkleri  blogunuzda, sosyal medya platformlarınızda veya web sitenizde paylaşın.

    5-Birisi bir satın alma yapmak için bağlantılarınızı kullandığında bir komisyon kazanın.

    Affiliate Marketing İçin Ortaklık Programları

    Birden fazla bu hizmeti veren platform var.Fakat her şirket ortaklık programı sunmaz.Bazı işletmeler kendi ortaklık programlarını yönetirken diğerleri bir ortaklık ağı kullanır.

    En iyi performans gösteren ortaklık platformlarını bulmak için nişinize göz atın.İşte en popüler olanlardan bazıları:

    Diğer bir seçenek de, kullandığınız ürün ve hizmetlerin web sitelerini ziyaret etmek ve bir affiliate programı olup olmadığını görmektir.Büyük şirketlerin genellikle sitelerinde Amazon Associates veya  Shopify Affiliate Program gibi tanıtımını yaptıkları programlar bulunur.

    Türkiye’de Ortaklık Veren Şirketler

    Aşağıdaki listede bulunan şirketlerin birkaçı.Siz topluluğunuz için en uygun ürünleri seçtikten sonra bağlantı vereceğiniz ürünlerin web sitelerini ziyaret edip ortaklık bağlantıları için araştırmalısınız.

    • Turkcell
    • Bimeks
    • Sefamerve
    • Clinique
    • Nike
    • Akbank
    • Allianz
    • Avivasa
    • Boyner
    • Trendyol
    • Adidas
    • Arçelik
    • Atasay
    • Avva
    • DeFacto
    • Cacharel
    • Flo
    • Hummel
    • NetWork
    • Yapı Kredi
    • MediaMarkt
    • Pierre Cardin

    Affiliate Marketing’in Avantajları Ve Dezavantajları

    Affiliate marketing, ilk izlenim için kolay bir para kazanma aracı olabilir.Ama başlamak için zamana ve emeğe ihtiyaç vardır.Blog sitesi açıp içerik oluşturmak ve belli bir topluluğa ulaşmak fedakarlık ister.Düzenli ve planlı olmaya da  ihtiyacınız var.Aynı şekilde ınstagram ve diğer  sosyal medya kanalları için görsel ve videolu içerikler oluşturmak gerekir.Bu noktada sahip olmanız gereken en önemli anahtar ise güvendir.Sizi takip eden insanlara karşı şeffaf ve güvenilir olmak, tavsiye ettiğiniz ürünün satışını oldukça kolaylaştıracaktır.

    Avantajları;

    -Ücretsizdir.Yani ortaklık programlarına üye olmak veya ortaklık veren şirketlere herhangi bir ödeme yapmazsınız.

    -Pasif bir olaydır.Dolayısıyla fatura,kargo,müşteri hizmetleri derdi yoktur.

    -Yüksek ölçeklendirilebilir.Bu sayede trafiğinizi inceleyebilirsiniz.

    -Hiçbir platformun insiyatifine bağlı değilsiniz.Bu sayede blog sitesinden sosyal medya uygulamalarına geçiş yapabilirsiniz.

    – Hizmet veya ürün oluşturmanıza gerek yoktur.

    – 7/24 para kazanabilirsiniz.Hatta ve hatta uyurken bile !

    Dezavantajları;

    -İleride satabileceğiniz bir işletme türü değildir.Siz ürünü üreten taraf olmadığınız için ilerisi için elinizde kalan sizi takip eden topluluğunuz olacaktır.Ama üzülmek yok topluluğunuz sizi güzel yerlere taşıyacaktır.

    -Öğrenme süreci belli bir zaman alabiliyor.Sitenizin oturması zaman alacaktır.Ayrıca kullandığınızı dile de dikkat etmek gerekir.

    – Topluluğunuzun sayısını artırmak zaman alır.Ama bu işte motivasyonuz var ise bir müddet sonra bile güzel yerlere gelebilirsiniz.

    -Tek satışla olacak bir iş değildir.Çoğu firmaların satış kotaları vardır.Ancak satış kotalarına ulaşırsanız ödeme alabilirsiniz.

    2021’de Satılacak En İyi Satış Ortaklığı Ürünleri

    1. Sanal gerçeklik
    2. Dronlar
    3. 3D Yazıcılar
    4. Telefon aksesuarları
    5. Taşınabilir LED Projektörler
    6. Ev otomasyonu
    7. Güvenlik ve Gözetim Sistemleri
    8. Hoverboard’lar
    9. Giyilebilir Cihazlar
    10. Yönetilen Bulut Barındırma
    11. Spor Salonu Ekipmanları
    12. Gezi ve Turizm
    13. Moda
    14. Güvenlik Kıyafetleri
    15. Oyun
    16. Evcil hayvan bakımı
    17. Abonelik Kutuları
    18. Yemek Dağıtım Hizmetleri / Kuponlar
    19. Bebek Bakımı
    20. Dijital Kurslar ve Öğrenim Materyalleri
    21. Ofis Aksesuarları
    22. Bahçe Ekipmanları
    23. Mutfak Kıyafetleri ve Ekipmanları
    24. Aydınlatma Ürünleri
    25. Bilgisayar Aksesuarları
    26. Sigorta
    27. Araba aksesuarları
    28. Bisiklet Eklentileri
    29. Şişeler ve Protein Çalkalayıcılar
    30. Sırt çantaları

    SONUÇ

    Bu yazıda affiliate marketing’e bir göz kırptık hep beraber.Yukarıda da bahsettiğim gibi hitap ettiğiniz topluluğa güven vermek bu işin olmazsa olmazı.Diğer bir nokta ise hangi ürünlere referans vereceğiniz.Gördüğünüz gibi endüstriyelden modaya kadar geniş bir yelpazeye sahibiz.Fakat kozmetik odaklı içerik üretirken araba aksesuarlarına referansı vermek ne kadar doğru olacaktır ?İşin bu boyutunu da düşünmek gerekir.O halde şimdilik benden bu kadar.Görüşlerinizi ve fikirleriniz aşağıdan bize iletebilirsiniz. 🙂

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    Kaynak

    https://www.shopify.com/blog/affiliate-marketing

    hostinger.web.tr

    https://www.cloudways.com/blog/affiliate-products-to-sell/

  • E-Ticaret 101 Zirvesi

    E-Ticaret 101 Zirvesi

    E-Ticaret 101 Zirve

    24-25 Nisan tarihlerinde E-Ticaret 101 Zirvesi’ni gerçekleştiriyoruz!

    E-Ticaret sektöründen profesyonel konuklarımız ile uzman oldukları konular üzerine konuşacağız. Workshoplar, vaka analizi yarışmaları, çekilişler ve çok daha fazlası ile 2 gün boyunca sürecek olan zirve sizleri bekliyor!

    E-Ticaret 101 Zirvesi’ne Neden katılmalısın?

    • İlham verici kariyer hikayelerini dinleme fırsatı yakala
    • Öncü şirketlerin staj olanaklarından faydalan
    • Birçok sürpriz hediye kazan

    Neden Zirve Düzenliyoruz ?

    • İlk 6 eğitimi yaklaşık %95 memnuniyetle tamamladık.
    • 2000’den fazla kişiye eğitim verdik.
    • 1.500’den fazla kişi sertifika almaya hak kazandı.
    • 800+ kişiden oluşan Discord topluluğumuz var.

    Sizin için özel olarak içeriklerini oluşturduğumuz eğitimler beklediğimizden daha fazla ilgi gördü. Teşekkür ederiz 🙂

    Bu eğitimler sonrasında e-ticaret ekosistemini daha yakından tanımak isteyeceğiniz düşündük ve çalışmalara başladık. 24-25 Nisan tarihlerinde E-Ticaret 101 Zirvesi’nde sizlerle bir araya geleceğimiz için çok heyecanlıyız! Biz zirve akışı için çok çalıştık , interaktif bir zirve olması için elimizden geleni yaptık.Size düşen ise bizi yalnız bırakmamanız ve aşağıdaki formu doldurmanız !

    E-Ticaret 101 Akademi Kimdir ?

    101 Akademi herkese açık olarak e-ticaret 101,dijital pazarlama 101,optimizasyon stratejileri konularında eğitimler düzenler.Ayrıca her geçen gün farklı konularda eğitimler düzenleyerek eğitim skalasını genişletir.Eğitim verdiği kişileri bir arada tutarak network ortamı sağlar.Bu topluluğa özel vaka analizleri,ingilizce konuşma pratikleri,uzman konuk toplantıları,girişimcilik sohbetleri,meslek keşfi başlıklarında bir araya gelip fikir alışverişlerine olanak sağlar.

    E-Ticaret 101 Akademi’nin Amacı Nedir ?

    101 Akademi eğitim verdiği kişilerin bu sektörde iş ve staj bulmasını amaçlıyor.Bununla birlikte eğitim alan kişilerin bir projeyi baştan sona yönetebilmesini ve yabancı kaynaklardan araştırma yapabilmesini hedefliyor.


    Zirveye aktif katılım sağlayanlara online katılım belgesi verilecektir.

    Aşağıdaki linkten kayıt olabilirsiniz.

    https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdl3tGMXHrD8QeyC7v3hfzUPvZAcbV03e2tLN5g9pEYOEIRZQ/alreadyresponded

  • Pazarlama Psikolojisi ve Aldandığımız İlkeleri

    Pazarlama Psikolojisi ve Aldandığımız İlkeleri

    Bir pazarlamacının işini başarılı bir biçimde yapabilmesi için öncelikle müşterilerinin kim olduğunu, ne istediklerini ve onları satın almaya iten şeyin ne olduğunu anlaması gerekir.Kulağa biraz psikoloji gibi geliyorsa, bunun sebebi bazı pazarlama stratejilerinin psikolojik teorilere dayanmasıdır ve “Pazarlama Psikolojisi” olarak adlandırılmasıdır.Peki, nedir bu pazarlama psikolojisi?

    Pazarlama psikolojisi, pazarlama ve satış stratejilerine psikoloji faktörünü de dahil etmek olarak tanımlayabiliriz. Yani tüketicilerin nasıl düşündüğünü, akıl yürüttüğünü ve karar verdiğini anlamaya çalışarak ürün ve hizmetlere olan tutumlarını inceleyen bir psikoloji dalı olduğu söyleyebiliriz. Pazarlamanın amacı insanları ikna etmektir. Planlanmış bir duygusal çekicilik ile tüketicilerin ilgisini çekmek için psikolojiyi kullanmak mükemmel bir yol olabilir. Gelin, pazarlama psikolojisinde kullanılan en yaygın ilkelerden birkaçını birlikte inceleyelim.

    Pazarlama Psikolojisindeki İlkeler

    Kıtlık

    Hiç almak istediğiniz bir ürünün tükeneceği endişesine kapıldınız mı?

    Bir ürünün tükenmek üzere olduğu hissiyatını yaratmak, yüzyıllardır pazarlamacıların kullandığı bir psikolojik pazarlama taktiğidir. Bazılarımız buna inanmıyor olsa da, “Son 3 ürün” ya da “Son 1 koltuk” gibi mesajlar bizi daha hızlı satın almaya itiyor. Peki neden? Çünkü, ihtiyacımız olan şeyi kaçırmak istemiyor olabiliriz. Daha da önemlisi, beynimiz daha az bulunan ürünlere daha büyük değerler biçiyor olabilir. Örneğin evimiz altından olsaydı, altına hala aynı değeri veriyor olur muyduk?

    Yem Etkisi

    Yem etkisi, pazarlamacıların kullandığı en eski psikolojik pazarlama stratejilerinden biridir. Satıcı size 3 farklı ürün sunuyordur fakat gerçekte yalnızca birini satmak istiyordur. Örneğin, bize aynı ürünün 3 farklı versiyonu sunuluyor ; 5 TL değerinde küçük boy, 12 TL değerinde orta boy ve 15 TL değerinde büyük boy. Tüm bu seçeneklerden büyük boyu tercih etme olasılığımız oldukça yüksektir. Neden? Çünkü bu fiyatlandırma, “yalnızca 3TL farkla büyük boy alabilirim” diye düşünmemizi sağlıyor. Aslına bakarsanız, büyük boyun değeri 15 TL bile olmayabilir. Fakat bu strateji ile orta boy seçeneğinde fiyatı sabitleniyor ve ilginin büyük boy seçeneğine yoğunlaşması sağlanıyor. Tanıdık geldi mi? Yem etkisi; Starbucks, McDonald’s gibi şirketlerin oldukça sevdiği bir stratejidir.

    Bilgi Boşluğu

    “Şok edici bir pazarlama taktiği denedi ve gözlerine inanamadı!”

    “Diyetisyenler öneriyor,uygulayanlar şokta!”

    Bu tarz başlıklar ilginç bir biçimde tanıdık geliyor mu? Bunun nedeni, pazarlamacıların bu başlıkları okuduktan sonra zihninizde oluşan bilgi eksikliğini giderme isteği uyandırarak harekete geçmeniz için “bilgi boşluğu” adı verilen tekniği kullanıyor olmalarıdır. Bu genellikle içerik ve sosyal medya pazarlamasında kullanılır. Hatta haber sitelerinin daha çok tıklanma için sıklıkla başvurduğu bir durumdur. Hangimiz bir tık tuzağı olduğunu düşünmemize rağmen sadece meraktan tüm metni okumadık ki?

    Sosyal Kanıt

    Influence: The Psychology of Persuasion kitabının yazarı Robert Cialdini, insanların ne yapacaklarına emin olamadıkları durumda fikir edinmek amacıyla çevresindekilerin ne yaptığına baktığına inanıyor. Yani, insanlar beğendikleri ve güvendikleri insanların davranışlarını benimsiyor. Böylece çevreye sormak satın alma alışkanlıklarını doğrudan etkilemiş oluyor. Bu stratejinin nerede kullanıldığını tahmin etmek dijital pazarlamanın hâkimiyeti ele geçirdiği bu dönemde oldukça kolay. Evet, influencer pazarlaması tam da bunu yapıyor. Yani ürün veya hizmete olan güvenimizi artırmanın bir yolu olarak uzmanların, ünlülerin ve kullanıcı incelemelerinin ikna edici güçlerine başvuruyor.

    Pazarlamacılar, yüzyıllardır biz farkına bile varamadan bir ürünü tercih etmemize veya satın almamıza dolaylı yollardan etki ediyor. Bunun bir kandırmacadan ibaret olduğunu bilsek de aynı davranışları elimizde olmadan sergilemeye devam ediyoruz. İşte tüm bunların sebebi, pazarlama stratejilerinin psikolojik altyapımızı kullanmasından kaynaklanıyor. Her geçen gün, pazarlama alanında bizi şaşırtacak yeni stratejiler de geliştirilmeye devam ediyor.

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    Kaynaklar:

    https://exponea.com/blog/consumer-behavior-marketing-psychology/

    https://b4mind.com/neuromarketing/pazarlama-psikolojisi-insan-davranisini-ortaya-cikaran-10-temel-ilke/

    https://adespresso.com/blog/marketing-psychology-sell-more/https://lushthecontentagency.com/blog/curiosity-gap/

  • Instagram Algoritması Nasıl Çalışır? (2021 Güncel)

    Instagram Algoritması Nasıl Çalışır? (2021 Güncel)

    Gençlerin temel ihtiyaçlarından biri haline gelen baş parmağımızın sevgili dostu Instagram :). Genç hedef kitlesi ve nitelikli etkileşim bakımından işletmelerin, markaların ve fenomenlerin ilgisini üzerine çekmiş durumdadır. Haliyle kullanıcılar gönderilerinin daha ön sıralarda yer edinmesi için birbirleriyle yarış içerisine girmişlerdir. “Instagram algoritması nasıl çalışır?” sorusuna doğru cevap veren kişi ise bu yarışmanın kazananı olarak ilk sırada podyumda yerini alacaktır.

    Yarış Başlıyor…

    25 Ocak 2021 verilerine göre dünya çapında aylık 1.2 milyar aktif kullanıcıya sahip olan Instagram, sosyal ağ uygulamalarında beşinci sıradaki yerini koruyor. Instagram, birinci sıradaki Facebook uygulamasından bile 10 kat daha fazla etkileşim oranına sahip. Haliyle de markalar için aktif olarak kullanılması kaçınılmaz bir hal almıştır. Dijital pazarlamanın kalesine dönüşen bu uygulama için algoritmasının çalışma prensibini anlayarak çeşitli stratejiler ortaya koymak zorunlu hale gelmiştir. 

    3…2…1… İleri!

    İlk olarak unutulmaması gereken nokta, her uygulama gibi belirli bir çalışma algoritmasına sahip olan Instagram’ın kurulduğu günden bu yana algoritmasında çeşitli değişiklikler olmuştur ve olacaktır. Yani, durağan olmayan daima ileri parolasıyla yola çıkan Instagram sürekli güncellenmektedir. Bu güncellemeler algoritmasını kökten etkilemese de yeni gelen özelliklerin kendi algoritmasına sahip olabileceği unutulmamalıdır. Bu yazıdaki bilgiler sizlere kılavuz niteliğindedir ama değişen güncellemeleri takip etmek sizlerin yararına olacaktır. 

    Makine öğrenmesinin “word embedding” metodunu kullanan Instagram, kendi algoritması hakkında ser verip sır vermemektedir. Çok nadir durumlarda resmi hesabından (creators) algoritması hakkında bilgiler sunmaktadır. Bundan dolayı bu durum, pek çok kullanıcı için kafa karıştırıcı ve anlaması güçtür . Fakat, bu durumu belirli bir sağlam temel üzerinde şekillendirerek inşa edebilmek mümkündür. Puzzle parçalarını doğru birleştirerek, doğru gözlem ve doğru analiz yaparak algoritma üçgenini çözmek sizin için zor değil, aksine çok daha kolay olacaktır. Gönderilerinizi deneme yanılma yoluyla paylaşarak mevcut algoritma mantığını kavramak sizler için daha kalıcı olacaktır.

    Instagram’ın akış, hikaye, IGTV, Reels ve keşfet kısımlarının algoritmasının çalışma mantığı temel olarak aynıdır. Bazı küçük farklılıklar bu özellikleri birbirinden ayırmaktadır. Diğer kullanıcılarla olan etkileşiminiz algoritmanın düzgün bir şekilde devreye girmesinin en büyük ölçütüdür. Etkileşim ölçütünün altında; beğeniler, yorumlar, etiketler, direkt mesaj, konum ve hashtag gibi alt parametreler vardır. Dilerseniz şimdi tek tek yukarıda bahsedilen beş bölüme birlikte bakalım.

    NOT: Bot takipçi, sahte etkileşim ve spama düşmenize sebep olabilecek davranışlardan kaçınınız. Topluluk kurallarına dikkat ediniz aksi takdirde algoritmanın çalışmasını kötü yönde etkileyerek zarara uğrayabilirsiniz. 

    Instagram Akış Algoritması Nasıl Çalışır?

    Akış, gönderi veya feed…

    Farklı adlarla duyduğumuz, Instagram simgesine tıkladığımızda karşımıza çıkan ilk ekran olan akış bölümüdür. Instagram uygulamasının piyasaya sürülmesinden bu yana en çok hit alan bölümlerinden biri dersek yanlış söylemiş olmayız. Tabii ki diğer özelliklerin gelmesiyle eski otoritesini kaybetsede tahtında oturmaya hala devam ediyor. Instagram algoritmasının çalışma şeklini bizlere kendini gizlemeden gösterdiği bu bölüm aşağıdaki maddelerin harmanlanıp feed bölümünde belli bir sırayla sizlerin karşınıza çıkmaktadır.

    Etkileşim ve İlgi

    En çok etkileşim alan, beğenilen, yorum yapılan, ilgi çeken veya kullanıcın önceki beğenileriyle eşleşen paylaşımlar her zaman üst sıraların en büyük adayıdır. Akış bölümünün en önemli algoritma ölçütü olarak karşımıza çıkar.

    İlişki

    Bu platformun asıl ortaya çıkış amacı aileniz, arkadaşlarınız ve sevgilinizin paylaştığı gönderileri bir sosyal medya uygulaması aracılığıyla ilgili kişilere gösterilmesidir. Makine öğrenmesiyle sizin ilişkinizi tespit ederek gerçek kişilerin paylaşımına öncelik vermek Instagram uygulamasının asıl amacıdır.

    Zamanlama

    Bazı kullanıcılar gönderimlerin karşılarına kronolojik olarak çıktığını düşünsede bu durum Instagram tarafından yıllar önce kaldırıldı. Diğer parametrelere göre gönderiler akış sayfanızın en üstünden en altına doğru sıralanmaktadır. Fakat bu durum algoritmanın çalışma prensibini tam olarak değiştirmemektedir. Kullanıcılarının karşısına yeni paylaşımlar çıkarmak isteyen Instagram bu ölçütü dikkate alarak algoritmasına dahil eder.

    NOT: İşletme hesabınızın olduğunu varsayalım. Yaptığınız paylaşımı takipçilerinize en uygun zamanda göstermek onlarla etkileşim kurmak için çok önemlidir. Örneğin, takipçilerinizin uygulamada rahatça vakit geçirebileceği akşam saatlerini veya istatistiklerde görülen öğlen saatlerine odaklanıp paylaşım yapmak gönderinizin daha fazla görüntülenmesini sağlayacaktır. Kronolojik sıralamanın kaldırıldığı Instagram paylaşımlarında bunun gibi basit ama mantıklı planlamalar ile algoritmayı etkileşim vasıtasıyla lehinize çevirebilirsiniz 🙂

    Sıklık

    Zamanlama başlığı altında gönderilerin artık kronolojik olarak sıralanmadığından bahsetmiştik. Instagram’ı az ziyaret eden kullanıcıların karşısına daha hoşlarına gidebilecek daha çok kendileriyle alakalı paylaşımlar çıkmaktadır. Peki, sık sık Instagram uygulamasına girip çıkanlar için ne olacak? İşte, bu kullanıcılar için belli bir süre sonra gönderiler kronolojik olarak karşılarına çıkmaya başlayacaktır. (Bu madde algoritma çalışma mantığından biraz uzakta kalmış olsa da bilinmesinde fayda vardır.)

    Takip

    Takipçisi fazla olan Instagram hesaplarının gönderileri görme olasılığı düşer. Bu durum özellikle işletme hesabı yönetenlerin unutmaması gereken bir durumdur. Kaliteli, ilgi çekici ve müşterilerini kişiselleştiren işletmeler rahatça bu problemi ortadan kaldıracaktır.

    instagram algoritma

    Instagram Hikaye Algoritması Nasıl Çalışır?

    Etkileşim

    Boş bir zamanınızı düşünün. Telefon ekranınızın üst bölmesinde herhangi bir bildirim yok ve Instagram uygulamasında zaman geçirmeye karar verdiniz. Uygulama simgesine tıkladınız ve giriş yaptınız. İlk nereye bakarsınız? Hikayeler dediğinizi duyar gibiyim 🙂 . Evet, kullanıcıların en sevdiği özelliklerden biri olan hikayeler kısmı hikayelerin paylaşılma zamanına göre değil sizin en fazla etkileşimde olduğunuz kişiden en az etkileşim gerçekleştirdiğiniz kişiye göre sırayla şekillenecektir. Etkileşimden kasıt hani o anısı olan paylaşımı gönderdiğiniz çok güldüğünüz bir gönderiyi attığınız sevgiliniz, eşiniz, dostunuz var ya işte tam olarak o kişiler. (Her çekilişin altına etiketleyen arkadaşlarımıza da buradan selamlarımızı iletelim. Alınmasınlar… 🙂 )

    Ayrıca yukarıdaki algoritma çalışma mantığını sadece kişisel instagram hesaplarına göre değerlendirmek hikaye algoritmasının çalışma prensibine ters düşecektir. Mantık olarak aynı olsa da işletme hesaplarında paylaşacağınız hikayelerde etkileşim yaratabileceğiniz paylaşımlar sizin yararınıza olacaktır. Örneğin hikayelere eklenebilen özellikleri (müzik, konum, emoji vb.) etkileşimi arttırmak için kullanmak kullanıcılarla olan ilişkinizi sağlamlaştırabileceği gibi takipçilerinizin sayfasında hikayenizin ön sıralarda gözükmesini sağlayacaktır.

    Sık ve Düzenli Hikaye Paylaşımları

    Etkileşimde olduğunuz kişiler Instagram hikaye algoritmasının en önemli etkeni olsa da sık ve düzenli bir şekilde hikaye paylaşımı yapmanızın takipçileriniz ana sayfasında gözükmesine ve daha çok görüntülenme alarak sıralamanızın daha iyi olmasına fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.

    Sonuç olarak bir Instagram hikayenizin ön sıralarda çıkmasını istiyorsanız takipçilerinizle sıkı bir etkileşim halinde olmalısınız. Yani, sık ve düzenli olarak onların ilgisini çekebilecek hikayeler oluşturup paylaşmanız gerekmektedir.

    Not: Etkileşim ve algoritma bağlantısını, sıklıkla Instagram’da konuştuğunuz bir arkadaşınızın hikayesiyle sık iletişimde olmadığınız birinin Instagram hikayesinin sıralamasına bakarak rahat bir şekilde anlayabilirsiniz.

    Instagram IGTV Algoritması Nasıl Çalışır?

    Instagram, uzun video içerikleri paylaşmak isteyen kullanıcıları kırmayıp 2018 yılında kendi yapay televizyonunu kurdu. Bunu IGTV adı altında piyasaya sürdü. Dijital pazarlama uzmanları ve fenomenlerin dikkatini çeken bu özellik Youtube platformuna benzer olması ve hedef kitleye ulaşılması açısından IGTV algoritmasının nasıl çalıştığını anlamak sizlerin açısından çok önemli olduğu aşikardır.

    Diğer kullanıcılarla yaptığınız etkileşim en önemli husustur. Mesela beğendiğiniz paylaşımlar, yorum yaptığınız sayfalar, içerikler ve kişiler algoritmanın çalışma mantığını ortaya koymaktadır. Buradan çıkarılacak sonuç eğer bir işletme hesabınız varsa takipçilerinizle diyalog içinde kalmak IGTV kısmında yukarılarda çıkmanıza fayda sağlayacaktır. Ayrıca yeni kişilere ulaşmak için kaliteli içerikler sunmak ve bu içerikleri doğru hashtag ile kullanmak Instagram algoritmasının çalışmasını tetikleyecektir. Bu sayede yeni takipçiler kazanmış olacaksınız.

    Instagram Reels Algoritması Nasıl Çalışır?

    IGTV özelliğinin kısa ve daha çok dikkat çeken video platformu olan Reels, Tiktok sosyal medya uygulamasıyla rakip olarak bizlerin karşısında birbirleriyle boy ölçüşmektedirler. Bu savaş bizlere Instagram Reels özelliğinin ne kadar önemli olduğunu ve algoritmasının nasıl çalıştığını öğrenmemiz gerektiğini açık açık göstermektedir. Instagram algoritmasının en büyük unsuru olan etkileşimden her özellik gibi payını alan Reels bazı değişikliklerle algoritmasının çalışmasında değişikliğe uğramıştır. Şubat ayının ilk haftasında resmi Instagram hesabı olan creators tarafından kamuoyuna bir açıklama yapıldı. Instagram bu açıklamada başka uygulamalarda paylaşılan aynı Reels videolarının çapraz tanıtımlarının sınırlandırılacağını duyurdu. Aynı zamanda keşfet bölümünde daha düşük öncelik verileceği belirtildi. Ayrıca düşük kaliteye sahip videolarında bu sınırlandırmaya dahil olacağı da belirtildi. Tüm bunlara ek olarak Instagram, eğlenceli ve ilgi çekici içerikleri videolara öncelik vereceğini belirtti. Diğer taraftan topluluk kurallarına uymayan ve görsel içeriğin çoğunu yazı ile kaplayan paylaşımlara ise düşük öncelik vereceğini açıkladı.

    Instagram Keşfet Algoritması

    Keşfet bölümü yukarıda sayılan tüm özellikleri baz alarak bunları ortak bir havuzda toplayıp size özel bir tabakta sunan bir bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Takipçilerinizle etkileşiminiz, beğenileriniz, kaydettiğiniz fotoğraflar ve arama sonuçlarınız yani sizin ilgi ve alaka düzeyinize bağlı olarak en yeni içerikleri sizlere ilk sıralarda gösterme hedefindedir. 

    Spesifik kelime grupları olarak adlandırılan Niş hashtaglerini doğru kullanarak Instagram algoritmasının lehinize doğru çalışmasını sağlayabilirsiniz.

    NOT: Kendi deneyimimize bakarak keşfet bölümünün algoritmasının özellikle beğendimiz ve tıkladığımız gönderinin içeriğine göre sürekli karşımıza aynı tür içerikleri karşımıza çıkarması bizlere algoritmasının daha çok nelere dikkat ederek çalıştığı hakkında bizlere fikir vermektedir.

    SONUÇ

    Tüm bu anlatılanlar Instagram kullanıcıları için hangi amaçla kullanıldığına bakılmaksızın yol gösterici niteliktedir. Bu bilgiler ışığında aynı temel üzerinde şekillenen Instagram algoritmasını anlamak sizlere her alanda çok büyük fırsatlar sağlayacağından şüphem yoktur. Yerinde duramayan evin haylaz çocuğu Instagram’ı yakından izleyerek değişen algoritmasının analiz edilmesinin unutulmaması gerektiğini tekrardan belirleterek yazımı burada sonlandırıyorum.  Yazımı sabırlı bir şekilde okuyan herkese teşekkürü borç bilip sağlıcakla kalmanızı temenni ediyorum. 🙂

    2021 Mayıs ayı ücretsiz eğitimlerine göz atın!

    Kaynak