Site İçi Seo

  • E-ticaret Girişimleri #2 – Cem Öyke @Crwizard

    E-ticaret Girişimleri #2 – Cem Öyke @Crwizard

    E-ticaret tutkunlarına özel hazırladığımız 3 Konu 3 Konuk’un 5. etkinliği olan E-Ticaret Girişimleri’nin 2. bölümünde bize CRwizard Co-Founder ve CEO’su Cem Öyke eşlik edecek.

    Cem Öyke Kimdir?

    Cem Öyke, 2016 yılında Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. Reckitt Benckiser, Clickbus Turkey (TikoBus) ve Procter & Gamble firmalarında deneyim kazanmıştır. Satış, dijital pazarlama ve e-ticaret alanlarında çalıştıktan sonra kendi girişimini kurmaya karar vermiştir. 2020 yılında ortakları Ali Erdem ve Kıvanç Ünal ile birlikte Crwizard’ı kurmuştur. Aynı zamanda Kurucu olarak Mindsite’da görev almaktadır.

    Crwizard Nedir?

    Crwizard, 2020 yılında kurulan bir girişimdir. Veri optimizasyonunu dijital pazarlamacılar için kolayca uygulanabilir hale getirmek vizyonuyla yola çıkmışlardır. Hedefi tüm pazarlama kanalları için tek optimizasyon platformu olmaktır. Dijital pazarlamacıların reklam verme şeklini değiştirerek, ürün akışını iyi bir şekilde yönetmelerine ve bütçeyi devamlı olarak optimize etmelerine yardımcı olmaktadır.

    Etkinliğimiz Hakkında

    Her ay 3 konuğa yer verdiğimiz 3 Konu 3 Konuk etkinliğimizde konuğumuz Cem Öyke, üniversiteyi bitirdikten sonra nasıl iş hayatına atıldığını, çalıştığı firmalarda edindiği deneyimleri, e-ticaret alanında neden hizmet verdiğini, girişimci olmaya nasıl karar verdiğini ve Crwizard’da nasıl bir hizmet verdiklerini anlatacak. E-ticarete ve girişimciliğe meraklıysan ve Cem Öyke’nin tecrübelerinden, tavsiyelerinden yararlanmak istiyorsan hemen aşağıdaki formu doldur ve etkinliğe kaydol!

  • Blockchain Teknolojisi Nedir?

    Blockchain Teknolojisi Nedir?

    Bu yazımızda gelecek birkaç yıl içerisinde hayatımızda büyük bir etkiye sahip olacağını düşündüğümüz teknolojik olaydan bahsedeceğiz. Gerek finans sektöründeki kripto para birimleri gerekse sağlık, kamu ve perakende alanları olsun, işletmelerin çalışma şekillerinde devrim niteliğinde bir çağ açma potansiyeline sahip olan teknoloji, Blockchain. Keyifli okumalar dilerim.

    Teknoloji; finans, eğitim, ticaret, ulaşım, sağlık ve hukuk gibi birçok sektörü kapsayacak şekilde gündelik hayatımıza dokunmaktadır. Yeni bir çağ olarak isimlendirilen Blockchain (Blokzincir) Teknolojisine de son zamanlarda sıkça rastlamaktayız. Satoshi Nakamoto, Ekim 2008’de metzdowd.com’da yayımlanan Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System adlı yazısında dijital para birimi olan Bitcoin’i anlattı. Bitcoin’in kamu işlem defteri olarak kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Bilinirliğini Bitcoin, Ethereum, Solana gibi değeri yüksek kripto paralara borçludur.

    Blokzincir Nedir?

    Merkeziyetsiz bir yapıya sahiptir ve her türlü veriyi içerir. Blokların birbirleriyle bağlantı kurması ile oluşturulmuş bir zincirdir. Blokzincir üzerine kurulu hash adı verilen değişmez kriptografiler ile korunan ve veri takibini sağlayan dağınık bir veri tabanıdır. Bir ağdaki işlemlerin kaydedilmesi ve varlıkların izlenmesi sürecini basitleştiren, paylaşılabilen ama üzerinde değişiklik yapılmasına uygun olmayan büyük defterlerdir. Defterdeki verilerin değiştirilmeye çalışıldığı durumlarda tüm kullanıcılar uyarılır. Girişimi kimin yaptığı tespit edilir.

    Blokzincir Teknolojisinin Özellikleri Nelerdir?

    1. Evrensel dijital bir hesap defteridir.
    2. Zincirdeki her blok birçok farklı işlem kaydı içerir. Zincirde gerçekleşen her bir yeni işlemde, bu işlemin kaydı her katılımcının hesap defterine yazılır.
    3. Birden çok kullanıcı tarafından yönetilen veri tabanı dağıtılmış defter teknolojisi olarak bilinmektedir.
    4. Kullanıcı işlemleri, hash adı verilen değişmez bir kriptografik imza ile kaydedilmektedir.
    5. Zincirde bulunan blokların değiştirilmesi mümkün değildir.
    6. Her blok şifrelenmiş bir şekildedir.

    Block Zincirler Nasıl Çalışır?

    Blockchain’in blok zincirlerinden oluştuğunu söylemiştik. Peki bu bloklar nasıl oluşuyor ve zincirlerin çalışma prensibi nedir bunlardan söz edelim.

    Blok yapısı, data (veri), hash ve önceki bloğun sahip olduğu hash değerinden oluşmaktadır. Blokta saklanan veriler türüne göre değişiklik göstermektedir. Örnek vermek gerekirse kripto para blokları tüm girdi/çıktı, para aktarımları, girilen alım/satım talimatları ve müşteri kayıtları gibi tüm detaylar burada tutulmaktadır.

    blockchain-nasil-calisir
    Blockchain Nasıl Çalışır

    Her bloğun kendine özgü bir hash değeri vardır. Değişik boyutlarda ve büyüklükteki veriler hash algoritması ile standart bir hale dönüştürülmektedir. Ulaşılan verilerdeki hash bilgisi bir öncekine göre farklılık göstermektedir. Veriler üzerindeki en küçük değişim bile hash’in tamamen değişmesine neden olacaktır. Bloklardaki değişiklikleri tespit etmek için hash bilgilerinin karşılaştırılması yeterli olacaktır.

    Blokların birbirleriyle bağlantı kurup zincir oluşturmasındaki en önemli etken ise blok içerisinde bulunan bir önceki bloğun hash bilgisidir. Bloklar arasındaki bağlantı bu sayede yapılmaktadır. Bu zincir sistemi, bloklar arasındaki güvenliği de oldukça arttırmaktadır.

    Blockchain Teknolojisi Ne İşe Yarar? 

    Bir dizi bloğun bir araya gelmesi ile oluşan blokzincirinde, blok içerisinde yer alan verileri değiştirebilmeniz için zincirdeki diğer bloklardan onay almanız gerekiyor. Böylece yapılmak istenilen işlem için çok sayıda onay mekanizması ortaya çıkıyor. Bu durum da zincirin güvenilir hale gelmesini sağlıyor. Sistem dışından bir etkiyle değiştirilmesinin önüne geçiliyor. Bu sebeple günümüzde yeni nesil teknolojilerin tamamına entegre edilmeye başlandı. Yakın tarihte hemen hemen her sektörün blokzincir teknolojisi ile bir ilişkisi olacağı düşünülüyor.

    Block Zincir Teknolojisini Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

    Blokzincir teknolojisi, merkeziyetsiz bir sistem olduğu için manipülasyona ve saldırılara kapalıdır. Bu durum sistem içerisindeki kullanıcılara büyük avantaj sağlar. Ayrıca kullanıcılara sunduğu şeffaf yapı sayesinde daha fazla güven vermektedir. Başlıca avantajları şunlardır:

    • Daha Az Aracı:
    • Bankalar, avukatlar, noterler ve brokerlara olan ihtiyacı minimuma indirir. Böylece aracı kişi ve/veya kurumlara harcanan maliyeti ortadan kaldırmak istenmiştir.
    • Daha Hızlı Süreçler:
    • Belirli bir çalışma saati sınırı olmayan daha hızlı işlemler yapılmasını sağlayan bir ağdır.
    • Şeffaflık ve Güven:
    • Zincirdeki bilgiler içerisindeki kullanıcıların tamamı tarafından görülebilir yapıdadır ama değiştirilemez özelliktedir. Bu sayede dolandırıcılığın ve sahtekarlığın azaldığını ve güven ortamının sağlandığını görebiliriz.
    • Verimlilik:
    • Hesap defteri sayesinde, zaman kaybına yol açan mutabakatları ortadan kaldırırız. Zamandan tasarruf edilmesini sağlar. Bununla birlikte verimliliği arttırmış olur.
    • Güvenlik:
    • Dağıtılmış ve şifrelenmiş yapısı sayesinde siber saldırılara ve manipülasyonlara karşı yüksek bir güvenlikli yapısı bulunur.

    Blockchain Ağlarının Türleri Nelerdir?

    blockchain-yapisi
    Blockchain Yapısı

    Açık Blockchain (Public Blockchains):

    Bu zincir türü genel bir türdür herkes takılabilir anonim kalabilir. İçerisindeki her kullanıcı verileri görebilir ve zincire yeni işlem gönderinde bulunabilir. Halka açık blokzincirinde bulunan Bitcoin bu türe en güzel örnektir.

    Özel Blockchain (Private Blockchains):

    Ağı kontrol altına alarak zincirdeki bilgileri kimin okuyabileceğini, kimin katılabileceğini ve zincire kimin işlem gönderebileceğini karar verip kontrol eden bir kuruluş mevcuttur. Merkezi bir modele sahip olduğundan üretim için uygun değildir. Test ortamları için kullanıma kullanıma daha yatkındır.

    Yarı Özel Blockchain (Semi Private Blockchains):

    Bu ağa, katılmak için kullanıcıların davet veya izin almaları gerekmektedir. Önceden belirlenmiş şartlara göre kullanıcı erişimine açılmaktadır. Kısmi dağınıklık söz konusu olduğundan işletmeler arasında kullanmak daha uygundur.

    Konsorsiyum Blockchain (Consortium Blockchains):

    Bir grup tarafından önceden seçilmiş konsensüs süreciyle kontrol altına alınmaktadır. Verilere erişim ve işlem gönderimi hakkı herkese açık ve/veya belirli kullanıcılar arasında olabilir. İş için en uygun olan türdür.

    Blockchain Teknolojisini Kullanan Sektörler Hangileridir?

    1. Finans Hizmetleri
    2. Kamu Hizmetleri
    3. Enerji Hizmetleri
    4. Seyahat Ve Ulaşım
    5. Sigortacılık
    6. Dış Ticaret

    İlginizi çekebilir: Web 3.0

  • E-ticaret Profesyoneli #2 – Barbaros Yiş @LCW

    E-ticaret Profesyoneli #2 – Barbaros Yiş @LCW

    E-ticaret tutkunlarına özel hazırladığımız 3 Konu 3 Konuk’un 4. etkinliği olan E-Ticaret Profesoneli’ne bize Lc Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Ömer Barbaros Yiş eşlik edecek.

    Barbaros Yiş Kimdir?

    Ömer Barbaros Yiş, 2003 yılında Koç Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından Turkcell, TTNET, Paper & Rogers Group, Turk Telekom ve arabam.com gibi firmalarda uzun yıllar deneyim elde etmiştir. 2020 yılında girdiği Lc Waikiki şirketinde 2021 yılında E-Ticaret Genel Müdürü unvanını almıştır. Hala aynı pozisyonda Lc Waikiki şirketinde çalışmaktadır.

    LCWaikiki Hakkında

    1985 yılında Fransa’da fiziksel mağazacılık ile kurulan şirket, 1997 yılında Türk bir yatırımcının satın alması sonucu yerli bir firma haline gelmiştir. Günümüzde 47 ülkede toplamda 1004 mağaza ile hizmetlerine devam etmektedir. Aynı zamanda online mağazacılık adı altında lcwaikiki.com adresinde de falliyetlerini yürütmektedir.

    Etkinliğimiz Hakkında

    Her ay 3 konuğu ağırladığımız 3 Konu 3 Konuk etkinliğimizde Barbaros Yiş, üniversite mezuniyetinin ardından nasıl iş hayatına atıldığını, çalıştığı firmalara neye göre başvurduğunu, e-ticaret alanına neden yöneldiğini ve Lc Waikiki’de nasıl bir politika izlediklerini anlatacak. E-ticaret’e meraklıysan ve Barbaros Yiş’in deneyimlerinden, tavsiyelerinden yararlanmak istiyorsan hemen aşağıdaki formu doldur ve etkinliğe kaydol! 

  • Marka İmajı Nedir? Neden Bu Kadar Önemlidir?

    Marka İmajı Nedir? Neden Bu Kadar Önemlidir?

    Marka; bir kişinin, kurumun, oluşumun ya da grubun, talep üzerine sağladığı maddi olan ya da olmayan şeylerin hedef kitle tarafından algılanma şeklidir. Marka esasında isim, logo, sembolik haller, fontlar, stratejiler gibi konularla iç içedir. Marka hizmetleri veya ürünleri diğerlerinden ayıran en önemli noktadır. Aynı zaman da tüketici ile üretici arasındaki köprü olması sebebiyle iletişimi sağlar.

    Marka İmajı Nedir?

    Marka imajı ise hedef kitle tarafından markanın yorumlanış şekliyle oluşur. Ürün veya hizmetin fiziksel faydasından ziyade manevi olarak nasıl etkilediği ile ilgilidir. Tüketici ürününüzü satın aldığında markanız hakkında zihninden geçenler, markanızın imajını oluşturur. Özellikle e-ticaret zamanlarının yoğun yaşandığı bir dönemde olduğumuz için bu es geçilemeyecek kadar önemlidir. Markanın özelliklerini ve değerini diğerlerine iletmede yardımcıdır.

    Tüm markaların kendine ait ayırt edici özellikleri vardır. Bu özellikler genel itibariyle altıya ayrılırlar.

    Marka İmajlarının Ayırt Edici 6 Özelliği

    1. Objektif özellikler taşır. Bir marka tüketiciye sorulduğunda akla gelen ilk nitelik bunu anlatır. Örneğin bir araba markası söylendiğinde tüketicilerin büyük bir çoğunluğu o araba hakkında ortak bir özelliği söyler.

    2. Kendine has karakteri olduğu marka bir kişiliktir. Bir gazoz markası genç neslin seçimiyken, diğer bir gazoz markası eski neslin seçimi olmaktadır. Ya da bir giyim markası muhafazakârken diğeri marjinaldir. Yani bir marka, tüketicinin hayat tercihlerini yansıtmaktadır bu sebeple bir kişiliğe bürünür.

    3. Kültürel bütünlükler oluşturur. Bir hazır gıda markası Alman kültürünü yansıtırken, diğer bir hazır gıda markası Amerikan kültürünü yansıtır.

    4. Kişiler arasında gerçekleşen ilişkiler için çevre sunma görevini üstlenir. Bazı küçük ev aletleri üreten markalar annelerin çocuklarıyla olan ilişkilerine çokça vurgu yaparken, bazıları arkadaş ortamında geçen muhabbetli anlara gönderme yapar.

    5. Spontane bir bağlantı da olma özelliği taşıyabilir. Belirlenen hedef kitleye özgü olarak ürün üretirler. Ev hanımları için özel markalar, ortalama gelirli insanlar için markalar ya da zengin iş adamları için markalar gibi.

    6. Arzulanan bir düşünce oluşturur. Bazı markaların ürünlerine sahip olmak tüketici de bir statü oluşturma, diğer kişilere kendini ispatlama, ayrıcalık kazanma gibi etkiler ortaya çıkarır.

    Marka İmajının Gelişimi

    Yaklaşık 10-15 yıl öncesinde markalaşma çabalarına bakıldığında, ürün ya da hizmetlerin teknik açıdan faydalarının öne çıkarıldığı, kurumsal markaların da teknik özellikler özelinde planlama yaparak satılacak şeylerin pazara sürdüklerini gözüyoruz. Bu eksende tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilirdi. Ancak dijital ortamın gerektirdiği e-ticaret gibi unsurlar arttıkça bu işleyiş değişti. Yalnızca teknik açıdan bir ürünü ele almanın yeterli olmadığı ortaya çıktı.

    Tüketiciye güven verme, kaliteyi ön plana çıkarma, satış öncesi ve sonrası hizmetlerden bahsetme, duygusal fayda gibi tüketici zihninde olumlu algı oluşturacak durumlar üzerinden planlamalar yapılmaya başlandı. Olumlu algı dediğimiz şey de zaten marka imajı oluşturan şeylerin bütünüyle ortaya çıkıyor. Marka imajına önem veren firmaların müşterilerinin de markaya bağlılık ve akabinde markaya sadakat gösterdiği aşikâr ortadır.

    Marka İmajını Etkileyen UnsurLAR

    İyi Bir İmaj Çizmek İçin Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar

    SOSYAL İLİŞKİ DESTEĞİ

    Günümüzde en çok etki eden unsurların başında gelir. Yukarıda belirttiğim arzulanan bir düşünceyi oluşturma konusu bununla bağlantılıdır. Özellikle kişisel ürünlerin satışı, bireylerin kendini konumlandırmak istediği yer ile ilgilidir. Statü ve üstünlük kurma arayışında olan bir müşteri ile güven ve saygınlık arayışında olan müşterinin satın alacağı ürünler farklı olacaktır.

    FİYAT FAYDASI

    Yüksek fiyat marka imajı ile ters orantılı olabilir ya da düşük fiyat da marka imajı ile ters orantılı olabilir. Marka imajı örnekleri olarak; orta gelirli tüketicileri hedef kitle olarak belirlemişseniz, indirimli fiyatlar sunmak ya da sabit fiyatlarda karar kılmak marka imajınızı arttırır. Veyahut zengin iş insanlarını hedef kitle olarak belirlemişseniz de fazla düşük fiyat marka imajınızı pek desteklemeyebilir.

    ESTETİK

    Dijital hayat gün geçtikçe büyüyor ve müşteriler çoğu zaman aldıkları ürünleri sosyal medya hesaplarından gösteriyorlar. Bu nedenle gün geçtikçe ürünlerin estetik açıdan irdelenme gereksinimi artıyor.

    SOSYAL BENLİK İMAJI OLUŞTURMA

    Ürünlerin sembolik değerleri olması imaj açısından önemlidir. Tüketiciler bir ürün ya da hizmet satın aldığında başkalarının kendileri hakkında duygu ve düşüncelere girmesi açısından bir bütün olarak düşünürler ve bunu bekler. Bu durumun da marka tercihi açısından çok büyük önemi vardır. Yani kişilere sembolik olarak manevi tatmin vermesini göz etmekte fayda var.

    FONKSİYONEL KALİTE

    Ürün ne kadar kullanışlı ise o kadar fonksiyoneldir ve ürün ne kadar fonksiyonel ise imajı da o ölçüde etkiler.

    Marka İmajını Etkileyen Diğer Unsurlar

    Marka imajını etkileyen pek çok durum vardır.

    1. Tüketici ile ilişkiler
    2. Çalışanlarla ilişkiler
    3. Tedarikçilerle ilişkiler
    4. Bayilerle ilişkiler
    5. Medya ilişkileri
    6. Olumlu ağızdan ağıza anlatımlar
    7. Ürün ambalajı
    8. Logolar
    9. Borsanın etkisi
    10. Satış öncesi ve sonrası hizmet garantisi
    11. Ürün dizaynı
    12. Ürün kalitesi ve ürünün özellikleri

    Marka İmajının Tüketici Zihninde Oluşturulmasında Etkili Olan Kaynaklar Nelerdir?

    1. Kişisel Deneyim
    2. Sosyal çevreden gelen duyumlar (Başkalarının deneyimleri)
    3. Halk (kitle iletişim araçları, tüketici raporları)
    4. Ticari (Reklam, raflar, ambalaj ve satış görevlileri)

    İlginizi çekebilir: Müşteri Deneyimi Nedir

  • Stratejik Pazarlama Matrisleri

    Stratejik Pazarlama Matrisleri

    Stratejik Pazarlama Matrisleri Nedir? Ne işe Yarar?

    Stratejik pazarlama matrisleri bir işletmenin belirli bir hedef pazarda, hedeflerine ulaşabilmesi için gerekli kaynak ve metotları göstermektedir. Bunlar sundukları metotlarla şirketlere pazarın neresinde bulunduklarını, rekabet güçlerini, pazarın durumunu gibi konuları analiz etmelerine yardımcı olur. Stratejik pazarlamada; tüm bu pozisyonları değerlendirdikten sonra stratejik pazarlama matrisleri şirketlere atılması gereken adımlar hakkında önerilerde bulunurlar.  Stratejik pazarlamada, yeni bir pazara girmeden önce veya pazarda kendilerini yeniden konumlandırmak için şirketlerin atması gereken öncelikli adım; iş portföy analizidir.

    İş Portföy Analizi

    Şirketlerin ürün veya servislerini rekabetçiliği ve performansı göz önünde bulundurarak kategorilere ayırmasıdır. Bu kategorize etme işlemi işletmenin daha verimli ve karlı olabilmesi için nereye daha fazla yatırım yapması gerektiğini, nerenin tekrar düzenlenmesi gerektiğini, nerden kısması ve nereye yatırması gerektiğini bildirir.  Kısacası işletmelerin nasıl bir ürün-pazar kombinasyonu oluşturmaları gerektiğini gösterir. Bunun tespiti işletmeler için önemli kararları ve değişim için gereken desteği almayı kolaylaştırır. 

    İş portföy analizi yapılırken bazı sorulması gereken sorular vardır. Bunlar;

    1)      Bu ürün neden piyasada? (Bu soru ürünün hangi hedef müşteri kitlesinin ihtiyacını giderdiğini irdeler.)

    2)      Bu ürün hangi belirli hedefleri gerçekleştiriyor? (İşletmeye daha çok kar mı, pazarda daha çok tanınabilirlik mi, yoksa ürünün çok daha başka bir amacı mı var onu tespit eder.)

    3)      Bu hedefi gerçekleştiren işletme, fonksiyonu ne kadar sürdürebilir? (Pazarda görülebilecek olası değişimleri sorgular.)

    Bu soruların cevaplandırılabilmesi için bazı stratejik pazarlama matrisleri geliştirilmiştir. Bu stratejik pazarlama matrisleri iş portföy analizlerinin daha kolay yapılabilmesi için işletmelere yararlı modeller sunar.

    Ansoff Matrisi

    Stratejik pazarlamanın babası olarak görülen Igor Ansoff tarafından 1957 yılında Harvard Business Review’de yayınlanan ve Ürün/Pazar Geliştirme Tablosu olarak da bilinen matristir. Ansoff Matrisi işlerini büyütmek isteyen işletmelerin stratejik pazarlama kararları almalarını kolaylaştırma amacıyla sunulmuştur. Ansoff, modelinde sunduğu dört farklı stratejinin nerede nasıl kullanmaları gerektiğini bildirirken bunların içerisinde yer alan riskleri de görünür kılmıştır. 

    Stratejik pazarlamadaki bu dört stratejiyi şu şekilde sıralayabiliriz;

    1)      Pazara Nüfuz Etme Stratejisi: 

    Şirketlerin bulundukları pazarda var olan ürünleri sunup pazar paylarını arttırma stratejisi olarak özetleyebiliriz. Burada ürün de pazar da bilindiği için en risksiz stratejidir. Eğer pazar zaten büyümekteyse bu strateji çok fazla çaba da gerektirmez. Ancak pazar oldukça rekabetçi bir ortamdaysa pazar payını büyütmeye çalışmak rakiplerle amansız bir mücadeleyi zorunlu kılar. Buradaki risk rekabetten ve pazarın ürüne doymuşluğundan kaynaklanır.

    Bu stratejik pazarlamayı gerçekleştirme amacıyla;

    Var olan pazar payını arttırmak için işletmeler reklam çalışmalarını yoğunlaştırabilirler. İndirimler, kuponlarla müşterileri için ürünü daha cazip hale getirebilirler veya satış ekibini geliştirebilirler. Fiyatlandırmada rekabetçi bir tutum takınabilirler veya ulaştırma ağlarını çoğaltabilirler. Ya da bunlarla hiç uğraşmayıp rakiplerinden birini kendi bünyesine katarak pazar payını arttırabilirler. Bunlar başlıca pazara nüfuz etme stratejileridir.

    Pazara nüfuz etmek için sadece pazar payını arttırmak gerekmez. Bunun yanında ürünün kullanımı arttırılabilirler. Bilinçli eskitme ile ürünün kullanım ömrü kısaltılabilirler, ürünün kullanım sıklığının ve miktarının arttırılması sağlayabilirler. Ayrıca pazarlama ekipleri ürünleri için yeni kullanım alanlarını keşfedebilirler ve pazarlama çalışmalarında bu bulguları kullanabilirler. Örneğin müşterilerin kazara suya düşen akıllı cihazlarının nemini almak için cihazlarını pirinçte bekletmesi, pirinç pazarı için yeni bir pazarlama kampanyasına ilham verebilirler.

    2)      Pazar Geliştirme Stratejisi

    Var Olan ürünü yeni bir pazara ulaştırmayı amaçlayan bir pazarlama stratejisidir. Bu strateji yeni müşteriler elde etmeyi hedefler. Yüksek satış hacmine sahip, sürümden kazanan ürünler için akıllıca bir tercihtir. Ürünü dış pazara ulaştırmanın dışında, farklı bir müşteri segmentine sunmak veya iç pazarda bölgesel olarak genişlemek de pazar geliştirme stratejisine dahil edilir.

    Pazar geliştirme stratejisini uygulamak için;

    Yeni ulaşım kanalları kullanmak ve farklı segmentlere hitap etmesi için ürün kalitesini, paketlemesini ve fiyatlandırmasını değiştirmek gibi ürün pazarlaması üzerinde değişiklikler yapmak, ürünün yeni pazarlara sunulabilir hale gelmesine yardımcı olurlar. Ölçek ekonomileri sayesinde maliyetleri düşürebilirler, şirketin rekabetten sıyrılmasına ve verimlilik artışına sebep olabilirler.

    3)      Ürün Geliştirme Stratejisi

    Şirketlerin bulundukları pazara yeni bir ürün sunmasıdır. Bu stratejiyi kullanan şirketler  yeni bir ürün sunmanın yanında ömrünü tamamlamış bir ürünü yenileyerek tekrar pazara sunabilir veya var olan ürünlerde değişikliğe gidebilir.

    Ürün geliştirme stratejisini uygulamak amacıyla;

    Şirketler ürüne yeni özellikler ve düzeltmeler ekleyebilir, ürünün yeni bir versiyonu piyasaya sürülebilir veya baştan yeni bir ürün tasarlayabilirler.

    Bu pazarlama stratejisinin başlıca avantajları rakipleri inovasyona zorlaması, pazara yeni giriş yapmış küçük işletmelerin cesaretlerinin kırılması ve şirketlerin fiyatı düşen ürünlerinin yerine yeni ürünler ikame etmesi olarak sayılabilir.

    4)      Çeşitlendirme Stratejisi

    Yeni bir pazara yeni bir ürünle çıkma stratejisidir. Ansoff çeşitlendirmenin en riskli strateji olduğundan bahseder makalesinde. Bu sebeple de en son başvurulacak strateji olduğunu vurgular. Çünkü burada şirket tanımadığı bir pazara daha önce denenmemiş bir ürün sunar. Ancak bu risk içerisinde çok büyük fırsatları taşır. Bu şirketler pazarda ilk olmanın avantajıyla tüm potansiyel müşterileri kendinde toplar. Eğer başarılı bir strateji oluşturmuşsa yüksek bir karlılık sağlayabilir. Bunun için şirket başka bir şirketle birleşebilir ve çeşitlendirme operasyonlarını bu şirketle yürütebilir. 

    Çeşitlendirme iki şekilde gerçekleştirilebilir;

    -İlgili Çeşitlendirme: Burada var olan işletmeyle ilişkili ürünlerin tümü geliştirilip sunulurlar. Bir araba markasının kendi tekerlek markasını oluşturması buna örnektir.

    -İlgisiz Çeşitlendirme: Bu çeşitlendirme tipinde yeni sunulan ürünün halihazırda piyasaya sunulmuş ürünlerle benzer hiçbir noktası yoktur. Tütün markası Philip Morris’in kurabiye markası olan Nabisco’yu alması ilgisiz çeşitlendirmeye bir örnektir.

    BCG Matrisi/ Ürün portföy Matrisi

    Stratejik pazarlama matrislerinden bir diğeri olan BCG matrisi, Boston Consulting Group kurucusu Bruce Henderson tarafından 1970 yılında geliştirilmiştir. Bu stratejik pazarlama matrisi şirketlerin sınırlı kaynaklarını en verimli şekilde nasıl kullanmaları gerektiği konusunda yardımcı olmayı amaçlar. Bu sebeple stratejik pazarlamanın dışında bir finansal değerleme aracı olarak da şirketler tarafından kullanılmaktadır. Firmaların portföy yönetimlerini belirlemeleri için bir model sunar ve şirketlerin farklı ürün gruplarına yönelik kararlarının alınmasını kolaylaştırır.

    Pazarın büyüme oranını ve şirketin pazar payını göz önünde bulundurarak ürün gruplarını dört kategoriye ayırmıştır. Bu kategorileri şu şekilde özetleyebiliriz;

    1)      Nakit İnekleri

    Endüstrinin düşük bir büyüme gösterdiği ancak şirketin pazar payının büyük olduğu ve nakit akışının büyük bir kısmının sağlandığı ürün gruplarıdır. Buradan elde edilen gelirler “Yıldızlar”ı fonlamak için kullanılırlar. Bu ürün grubu çok fazla yatırım istemez. Pozisyonu korumak da iyi bir stratejidir. BCG Matrisinde bulunan ürün grupları hep bir akış içindedir. Bir kategoride yer alan bir ürün grubu zamanla başka bir kategoriye geçiş yapar. “Nakit İnekleri”nde yer alan ürünler zamanla yeni rakiplerin pazara dahil olmasıyla “Köpekler” kategorisine düşer.

    2)      Yıldızlar

    Büyüyen br pazarda, pazar payı büyük olan ürünleri kapsar. Henüz tanıtım aşamasını yeni geçmiş ve büyümeye doğru giden süreçte yer alırlar. Bu nedenle bunlardan elde edilen gelir ancak maliyetlerini karşılar. Çünkü pazarda tutunabilmeleri için büyük miktarda yatırım gereklidir. Buradaki potansiyel cazip kar marjı birçok rakibin ağzını sulandırır ve zamanla pazara dahil olmalarıyla “Yıldız” kategorisinde yer alan ürünler (pazar paylarını koruyabilirlerse) “Nakit İneği” kategorisine kayabilir. Pazar paylarını da kaybetmeleri durumunda “Köpekler” kategorisine doğru kayabilir.

    3)      Soru İşaretleri

    Pazarın düşük bir büyüme gösterdiği, şirketin pazar payının ise büyük olduğu ürün gruplarını içerir. Henüz tanıtım aşamasında yer alan ürünlerdir. Bu sebeple nasıl bir büyüme gösterecekleri tam olarak kestirilemez. Bu ürün grubunu “Yıldızlar” kategorisine sokmak için şirketler “Soru İşaretleri”nin ürettiği gelirden fazlasını onlara harcamak zorunda kalabilir. Ayrıca “Yıldızlar”a dönüşemedikleri durumlarda pazar paylarını da kaybederek “Köpekler” kategorisine dahil olurlar.

    4)      Köpekler

    Pazar payının ve şirketin pazar payının düşük olduğu ürünlerdir. Bu ürün grupları için uygulanabilecek en iyi strateji onları elden çıkarmak olacaktır. Diğer bir çözüm ise pazarda tekrar konumlandırmaktır. Ayrıca şirketin yatırımcılara sunduğu yatırım karlılığı gibi göstergeleri de aşağı çekerek şirketin yönetim verimliliğini de etkiler. Ancak bazı sektörlerde stratejik olarak kullanılabilirler. Örneğin rekabeti öldürmek veya vergi planlamasında belirli amaçlar için bu ürün grubunun pazarlaması sürdürülebilir.

    BCG Matrisi market payının ve büyümenin sınırlarını çizmediği, rekabeti ve trendleri göz ardı ettiği, ürünlerinin karlılığını karar aşamasına dahil etmediği ve daha spesifik stratejiler önermediği için eleştirilmiştir.

    BCG Stratejisi Hala Kullanılabilir Mi?

    Boston Consulting Groupkendi sitesinde yayınladığı bir makalede 1970’li yıllarda ortaya atılan BCG Matrisinin hala kullanılabilir olup olmadığı sorusunun üzerinde durmuştur. Bilindiği üzere teknolojik gelişmelerin hızı 1970’lere kıyasla oldukça arttı. Buna tahmin edilemezliğin artışı ve 1950’lerden itibaren kademeli olarak düşen pazar payının önemi de eklenince 70’lerden bu yana pazarlamayla ilgili kuralların baştan yazıldığı açık. Ancak BCG oluşturmuş olduğu matrisi uygulamadan kaldırmayı değil, ona birkaç ekleme yaparak şirketlerin daha rahat kullanabileceği bir versiyonu öneriyor.  

    Bu noktada yapılan öneriler şu şekilde sıralayabiliriz;

    1)     Şirketlerin ürünlerini belirlenen dört kategoride daha hızlı kaydırmaları. 1970’den bugüne şirketlerin herhangi bir kategoride yer alma sürelerinin neredeyse yarı yarıya düştüğü belirtiliyor.

    2)      “Soru İşaretleri”ni arttır, daha ekonomik bir şekilde onları test et, “İnekleri” daha verimli sağ, “Köpeklerin” ipini kısa tut.

    3)      Hangi “Soru İşareti”nin fayda sağlayacağını verinin olanaklarıyla titizlikle seç.

    4)      Uzun dönemli sürdürülebilirlik için portföyünün “İnekleri” ve “Yıldızları” arasında denge kur. Bu belirsizlikle baş edebilmek için gereklidir.

    McKinsey(GE) Matrisi-Pazar çekiciliği/İşletme Konumu modeli

    20. yüzyılın başı, içerisinde birçok farklı iş ünitesi barındıran holdinglerin yükseliş dönemiydi. Bu sebeple holdinglerin başı sınırlı kaynaklarını hangi iş ünitelerine yatırmaları gerektiği ve hangi stratejik pazarlamayı kullanacakları konusunda bir hayli karışıktı. General Electric de tam olarak bu soruna çözüm bulmak için McKinsey ile görüştü. Bunun ardından McKinsey çalışanı Kevin Coyle BCG Matrisinin genişletilmiş bir hali olan 9-Kutu Matrisini geliştirmiş oldu. Diğer bir stratejik pazarlama; McKinsey-GE Matrisi ortadan çapraz bir çizgi çekildiğinde üst kısımda kalan iş ünitelerini büyütmeyi alt kısımda kalanlara ise temkinli davranıp bazılarını elden çıkarmayı önerir.

    McKinsey-Ge Matrisi, BCG Matrisinde olduğu gibi ilk kullanış amacı dışında günümüzde stratejik pazarlama için bir araç olarak kullanılıyor. Bu versiyonuyla ürün ve servisler iki parametrede incelenmelidir. Yatay eksende rekabet gücünü değerlendirirken, dikey eksende de pazar çekiciliği bir parametre olarak sunulmuştur. 

    Yeşil renkli alanlar şirketin rekabet gücünün yüksek ve pazarın da çekici olduğu ürün ve servisleri kategorilendirilirler. Burada alınması gereken stratejik karar şirketin bu ürünlere yatırımlarını arttırması ve büyütmesidir.

    Sarı renkli alanlar, rekabet gücünün veya pazar çekiciliğinden birinin yüksek diğerinin düşük olduğu durumları ya da iki parametrenin de orta derecede yer aldığı durumları gösterir. Buradaki stratejik karar yeşil alanlardaki kadar net olmasa da dikkat ve temkinli bir yaklaşım göstermeyi, mevcut durumu mümkün olduğu kadar korumayı işaret eder.

    Kırmızı alanlar ise pazar çekiciliğinin ve şirketin rekabet gücünün daha düşük olduğu ürün ve hizmetlerdir. Burada stratejik pazarlama kararı bu ürünleri tamamen elden çıkartmak olacaktır. Ve bunlara yapılacak herhangi bir yatırımı durdurmak olacaktır.

    McKinsey(GE) Matrisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Şirketlerin ürünleri için stratejik pazarlama için pazar çekiciliğini değerlendirirken göz önünde bulundurması gereken etmenler şunlardır;

    • Pazarın büyüme oranı
    • Pazarın büyüklüğü
    • Rekabet yoğunluğu
    • Sektörün karlılığı
    • Ölçek ekonomileri
    • Teknolojik gereklilikler
    • Fiyatlandırma trendleri
    • Talep çeşitliliği
    • Sektörün riskleri ve fırsatları
    • Ürün ve servisleri farklılaştırma fırsatları
    • Segmentasyon
    • Ulaştırma kanalları vb.

    Şirketlerin stratejik pazarlama için rekabet güçlerini değerlendirirken hesaba katması gerekenler ise şunlardır;

    • Pazar payı
    • Pazar payının büyüme oranı
    • Kar Marjı
    • Ulaştırma verimliliği
    • Marka imajı
    • Fiyatta ve kalitede yarışabilme kapasitesi
    • Müşterinin bilgisi
    • Müşteri sadıklığı
    • Üretim Kapasitesi
    • Finansal kaynaklara ulaşım vb.

    Ancak stratejik pazarlamada, ürün veya servisleri değerlendirirken tüm bunları düşünmek ve tabloda tüm ürünler için bir yer bulmak başa çıkılmaz bir iş haline gelebilir. Bu sebeple stratejik pazarlamalardan GE-McKinsey Matrisi bu işi kolaylaştıracak birkaç adım sunmuştur;

    1)      İlk olarak pazar çekiciliği faktörlerinin ne olduğunu belirle.

    2)    Sonra bulduğun faktörlerin her birini toplamlarının 1.00 veya 10.00 olacağı şekilde önem büyüklüğüne göre ağırlık ver.

    3)    Her bir ürün grubu için genel pazar çekiciliğini 5 (çok çekici) ile 1 (hiç çekici değil) arasında değişen 5 puanlık bir ölçekte derecelendir.

    4)    Her bir ürün grubu için atanan derece ile pazar çekiciliği için bulduğun faktörlerin ağırlıklarını sırayla çarp.

    5)    Çarpılan tüm sayıları topla.

    Bu sayede her bir ürün grubunun pazar çekiciliğini bulmuş oldun. Şimdi aynı adımları Şirketin rekabet gücü için yap. Daha sonra ise bunları GE-McKinsey Matrisine yerleştir.

    GE-McKinsey Matrisi ürün grupları arasındaki bağlantılar hesaba katılmadığı, faktörlerin seçimi ve bunlara sayılar atamanın oldukça öznel yargılara dayandığı düşünüldüğü için ve genel olarak karmaşık bir yapıda olduğu için eleştirilmiştir. Ancak yine de bu matrisin BCG Matrisine olan üstünlüğü de gözden kaçırmamalıdır. Örneğin pazar çekiciliğini tek faktörde hesaplayan BCG Matrisine oranla bu parametreyi birçok faktörle ve bunların önemine göre derecelendirilmesi daha verimli bir çözüm olarak görülmüştür.

    Shell Yönlü Politika Matrisi

    BCG Matrisinin genişletilmiş başka bir versiyonu olan Shell Yönlü Politikalar Matrisi, yatay ekseninde iş sektörünün karlılığına ilişkin beklentilere, dikey eksende ise şirketin rekabet kabiliyetine yer verir.

    Sektör karlılığının içinde değerlendirilen etmenler;

    • Pazar büyüklüğü
    • Beklenen büyüme
    • Rekabet
    • Kar marjı

    Şirketin rekabetini etkileyen faktörler ise şu şekilde sıralanabilir;

    • Satış hacmi
    • Ürünün ünü
    • Rekabetçi fiyatlandırma

    Shell Yönlü Politikalar Matrisinde Alınabilecek Stratejik Kararlar Nelerdir?

    1)     Elden Çıkarma: Ürün grubu belirsiz nakit akışları sebebiyle zarara sebep olmaktadır. Durum kısa vadede çözülmesi mümkün olmadığından ürün grubu elden çıkarılmalıdır.

    2)     Aşamalı Geri Çekme: Buraya aktarılan yatırım aşamalı olarak geri çekilmelidir. Çünkü şirketin rekabet gücü düşük olduğu gibi sektörün karlılığı orta hatta yer almaktadır. Nakit oluşturma şansı düşük olan ürün grubunun elden çıkarılmasıyla elde edilen gelir daha karlı işlerde kullanılmalıdır.

    3)     İkiye Katla ya da Vazgeç: Sektör karlı olmasına rağmen şirketin rekabet gücü zayıftır. Bu durumda uygulanabilecek iki farklı yol vardır. Bunlardan biri daha fazla yatırım yapmak, diğeri ise yatırımın mümkün olmadığı durumda işten çekilmek.

    4)     Velayet: Matrisin tam ortasında yer alan bu stratejik karara göre şirket mümkün olan en az destekle bu ürün grubunu korumaya çalışır. Durum daha net hale gelene kadar bu pozisyon korunur. Durum netleştiğinde yatırımlarını arttırır veya ürünü elden çıkarır.

    5)     Daha Çok Dene: Sektör karlılığının yüksek, şirketinin rekabet gücünün az olduğu durumdur. Şirket pozisyonunu sağlamlaştırmak için desteğe ihtiyaç duyar. Niş bir alana yönelmek bu durumda atılacak mantıklı bir adımdır.

    6)     Nakit Üreticisi: Sektör karlılığının oldukça düşük ancak şirketin rekabet gücünün de bir o kadar yüksek olduğu durumdur. Bu noktada oldukça az bir yatırıma müsaade edilebilir ancak sektör karlılığını arttırmadığı müddetçe, yapılan fazla yatırım şirkete kaybettirir.

    7)     Büyüme: Sektör karlılığının nispeten yüksek olduğu ve rekabet gücünün de yüksek olduğu stratejik karardır. Ar-Ge faaliyetleri ve kapasite artırımı kıymetli olduğundan bazı destekleyici yatırımlar gerektirebilir. Satış ve pazarlama market payını büyütmek için oldukça önemlidir.

    8)     Pazar Liderliği: rekabet gücünün ve pazar karlılığının en yüksek olduğu durumdur. Ar-Ge faaliyetleri, kapasite artırımının yanında bir de ölçek ekonomileri sayesinde fiyatlandırmada rekabetçi bir tutum sergilemek buradaki pozisyonu korumaya yardımcı olabilir.

    ADL Matrisi

    Bir diğer stratejik pazarlama olan ADL matrisi 1970’lerde Arthur Little tarafından geliştirilmiştir. Diğer bir ismi de Stratejik Koşul Matrisidir (Strategic Condition Matrix). 20 hücreden oluşur ve parametrelerinin biri sektör yaşam döngüsüne bir diğeri şirketin rekabetçi pozisyonuna dayanır. Buradaki sektörel yaşam döngüsü, ürün yaşam döngüsünün sektörün bütününe uyarlanmasıdır. Şirketlere portföylerini nasıl yönetmeleri gerektiğini ve bunları yönetmek için uygulanması gereken stratejik kararları gösterir.

    Stratejik pazarlamada şirketin rekabet pozisyonu 5 kısma ayrılmıştır. Bunlar;

    1)     Baskın: Genelde tekellerde görülen ve oldukça nadir rastlanan bir pozisyondur. Çoğunlukla şirketlerin buradaki hükümranlıkları uzun sürmez. Aynı zamanda teknolojik liderliğe sahip olan şirketler de Baskın pozisyonunda yer alabilirler.

    2)     Güçlü: Güçlü bir pazar payına sahip olunan aşamadır. Yani rekabetin olduğu ama yine de şirketin aldığı kararları pek etkilemediği aşamadır. Bu açıdan şirketin belli bir hareket özgürlüğüne sahip olduğu pozisyonlardır.

    3)     Elverişli: Belli segmentlerde rekabet avantajının korunduğu ancak çok fazla da rakibin olduğu pozisyonlardır. Rakipler arasında herhangi bir lider öne çıkmadığı için nispeten şirketlerin hareket özgürlüğü vardır.

    4)      Makul: Pazarda küçük bir paya sahip niş pozisyonlardır. Rakipler daha güçlüdür.

    5)      Zayıf: Pazar payının iyice küçüldüğü, karlılığın oldukça azaldığı pozisyondur.

    Stratejik pazarlamada bir diğer parametre olan Sektörel Olgunluk ise 4’e ayrılmıştır;

    1)     Embriyonik: Tanıtım aşamasıdır ve genellikle hızlı bir pazar büyümesinin gözlendiği ve rekabetin oldukça az olduğu aşamadır ayrıca yeni teknolojilerin kullanıldığı, yüksek yatırım ve fiyatların görüldüğü aşamadır.

    2)     Büyüme: Pazarın gitgide büyüdüğü aşamadır. Satışların artış yaşadığı, yeni yeni rakiplerin türediği, yeni ürünlerin oldukça kıymetli olduğu aşamadır.

    3)     Olgunluk: Pazarın stabil bir noktaya erişmesi söz konusudur. Artık müşteri tabanı tamamen oluşturulmuştur. Bu nokta itibariyle şirketler oldukça fazla rakibin arasından sıyrılmak için ürünlerini farklılaştırma yolları ararlar.

    4)     Yaşlılık: Taleplerin azaldığı aşamadır. Yani rakipler arasında mücadele etmenin pahalılığı dolayısıyla şirketlerin pazarı terk etmeye başladığı aşamadır.

    Referanslar

    https://corporatefinanceinstitute.com/resources/knowledge/strategy/ansoff-matrix/

    https://www.businessmanagementideas.com/strategic-management/business-portfolio-analysis-matrix-strategic-management/18787#Matrix_Type_6_Ansoff8217s_Product-Market_Growth_Matrix

    https://www.mckinsey.com/business-functions/strategy-and-corporate-finance/our-insights/enduring-ideas-the-ge-and-mckinsey-nine-box-matrix#

    https://www.professionalacademy.com/blogs/marketing-theories-ge-matrix/

    https://www.bcg.com/publications/2014/growth-share-matrix-bcg-classics-revisited

    Öneri İçeriğimiz:

    B2B Marketing Nedir?

  • E-ticaret Ajansı #1 – Harun Ünlüsoy @Boosmart

    E-ticaret Ajansı #1 – Harun Ünlüsoy @Boosmart

    Web sitesi ve reklam yönetimi her firma için hayati öneme sahip! Peki bunları tek başımıza halledebilir miyiz? E-Ticaret 101 Akademi’nin sizler için hazırladığı 3 Konu 3 Konuk serisinin üçüncü etkinliği olan E-Ticaret Ajansı’nda bizlere Boosmart Dijital Pazarlama Ajansı kurucu ortaklarından Harun Ünlüsoy eşlik edecek.

    Boosmart Hakkında

    Boosmart, 2014 yılında kurulmuştur ve pazarlama/ reklamcılık alanında faaliyet gösteren bir şirkettir. Google Premier Partner, Facebook Business Partner, Criteo Partner ile ortaklarına en iyi hizmeti sunar. E-ticaret, bankacılık, sigortacılık gibi pek çok farklı alanda hizmeti mevcuttur. Penti, Hopi, Biscolata, Evyap, Les Benjamins ve daha birçok firmanın dijital pazarlama serüveninde aktif rol almışlardır.

    Harun Ünlüsoy Kimdir?

    Harun Ünlüsoy, 2010 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hizlial.com’da Online Marketing Manager, ciceksepeti.com’da Head of Business Intelligence, Phorm’da Performance Manager ve birçok farklı firmada dijital pazarlama departmanında çalışmıştır. 2014 yılından beri ise Boosmart Dijital Pazarlama Ajansı’nda yönetici ortak olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde misafir eğitmendir. Dijital pazarlama alanında birçok deneyimi ve eğitimi mevcuttur.

    Harun Ünlüsoy Kendini Nasıl Tanımlıyor

    Harun Ünlüsoy Kimdir?

    İlkokul yıllarında, bozulan oyuncaklarını tamir etmeye, radyonun içini açmaya, motora elektrik bağlayıp ona güç vermeye bayılırdı. Ortaokul yıllarındayken bir yarışmaya katıldı. Bu yarışmada bilgisayar üzerine bir eğitim kazandı. Eğitim saatleri dışında da vaktini bilgisayar laboratuvarında geçirmeye başladı. O yıllarda Excel, Ms Dos ve on parmak klavye kullanımını öğrenmeye başladı. Liseyi Kayseri Fen Lisesi’nde yatılı okudu. O dönem okulda bilgisayar, internet, tasarım, hesaplama, Excel, internet sitesi vb. konularla ilgili ihtiyaçlar oluyordu. Hocalarının emanet ettiği internet ve bilgisayar işlerini yapmaya başladı. Okulun internet sorunları çözerdi. Tasarım ihtiyaçlarını hallederdi. Okul yıllığı için photoshop öğrenmişti.

    Ardından 2005’te İTÜ’de İşletme Mühendisliği bölümünü kazandı. Okuduğu bölümde işletme, finans, MIS, bilgisayar mühendisliğine giriş, insan kaynakları ve pazarlama derslerini aldı. Bu dersler sayesinde müşterisi olan firmaların çalıştığı sektörler hakkında temel bilgiye sahip oldu. Sonrasında İşletme Mühendisliği öğrenci kulübünde görev aldı. O dönem e-mail gönderme, sms gönderme, sponsor bulma, doküman hazırlama ve sunum hazırlama gibi görevleri yerine getirdi. 

    Mezun olmasına yakın internetten satış denemeleri yapmaya başladı. O zamanlar E-Marketing dersi aldı. O derste bir sunum hazırladı. Farmville oyununu gerçek hayata dönüştürme üzerine bir proje ortaya koydu. O derste de Gittigidiyor Grubu’nun İnsan Kaynakları Direktörü Eda Hanım vardı. İnternet sektörüne Gittigidiyor Group A.Ş. ile giriş yaptı. 

    Sonrasında iProspect’te ajans deneyimi oldu. Hızlıal.com’da e-ticaret deneyimi kazandı. Çiçek Sepeti’nde iş zekası alanında çalıştı. Phorm şirketinde de 2014 yılına kadar performans pazarlama alanında çalışmalarına devam etti. İnternet, dijital pazarlama, e-ticaret, veri analizi, tasarım ve web sitesi yapmak gibi birçok deneyime sahipti. Bunun ardından ajans kurmaya karar verdi. Boosmart’ı 2014 yılında kurdu. O günden itibaren ajans işini yürütmektedir. Performans pazarlaması alanında markalara ve ağırlıklı olarak e-ticaret firmalarına hizmetler vermeye devam etmektedir.

    Boosmart nasıl kuruldu? Neden Performans Pazarlama alanında uzmanlaştı? Ne tür hizmetler vermektedir? 

    Üç tane alt markaya sahiptir. Boosmart, ana marka olarak performans pazarlama ajansı olarak ön plana çıkmaktadır. İkinci olarak, Tasarlab  adlı bir web ajansına sahiptirler. Üçüncü marka ise BooAcademy. Harun Bey, aynı zamanda eğitimin çok önemli olduğuna değindi. Performans pazarlamasının dijital pazarlamanın temeli olduğundan bahsetti. Ayrıca, güncel kalmalı ve trendleri takip etmek gerekmektedir. 

    Performans pazarlaması çok çalışması gereken bir alan ve teknik boyutu çok fazladır. Son iki yıldır özellikle covid ile beraber firmalar “Ben performans ajansı arıyorum” diyerek gelmektedir. Bundan 6-7 yıl öncesinde şirketler “Performans pazarlaması nedir?” pek bilmiyorlardı.

    Müşterileri arasında e-ticaret firmaları daha çok ağırlıkta ve e-ticaret firmalarının altında da perakende firmaları vardır. Türkiye’de e-ticaret, perakende firmalarının bir sonraki hamlesi olmuştur. Büyük perakende firmaları uzun yıllardır müşterileridir. Ağırlıklı olarak e-ticaret firmalarına hizmet vermektedirler. Bu süreçte, Boosmart e-ticaret firmalarının dijital pazarlama operasyonlarına destek olmaktadır. 

    Google reklamları, Facebook ve İnstagram reklamları, Criteo, Google Analytics, Yandex, Metrica, Google Tag Manager, SEO ile alakalı destek vermektedirler. Aynı zamanda, bir de teknoloji geliştirdikleri bir tarafları vardır. Yakın bir zamanda Commerce Assist hayata geçirildi. Bu aslında yeni bir ürün. Commerce assist, e-ticaret firmaları için ölçümleme ve içgörü sağlamaktadır. “Bir ürünü kaç kişi satın aldı? Trafiğin az olduğu kanallar neler?  Hangi renk daha çok satıyor? Anlık olarak dönüşüm oranı nedir?” gibi konularda Commerce Assist çok büyük bir yardımcıdır. 

    Uluslararası alanda hizmet vermeye neden başladınız? Hizmetinizi ürünleştiriyor musunuz?

    “Son iki yıldır uluslararası alan gündemimizdedir. Müşterilerimizin profilinin yurt dışına kaymasından dolayı oraya yöneldik. Şu an da yurt dışında faaliyet gösteren firmalara da hizmet verilmektedir. Birçok dilde operasyonlarımız gerçekleştirilmektedir. İşimiz artık Türkiye sınırlarını aşmaya başladı.”

    “Türkiye’de son iki yıldır internet ve e-ticaret alanında çok başarılı işler yürütülüyor. E-ticaret ve dijital pazarlama alanındaki başarının nedeni, üniversite mezunlarımızın ve yetişen öğrencilerimizin iyi ve becerikli olmasıdır. Bu da az kaynakla çok iş yaptığımızdan dolayıdır. Türkiye’de %1, Avrupa pazarında %2.5 dönüşüm sağlanmaktadır. Bundan dolayı, %1 ile başarılı olmaya çalıştığımız için emek gösterilmektedir. Beyin işçisiyiz denebilir. Veri analizi yapılmaktadır. İyi hizmetin bütün dünyada alıcısı vardır. Türkler bu konuda iyi bir durumdadır. Pazar yerlerimizin başarısını gören dünyadaki firmalarda talep duymaya başladılar. Ajansımızda uluslararası alanda var olma fırsatı yakaladı. Yurt dışında hizmet vermek ajansımız için çok önemlidir. Ayrıca, yurt dışında da bir firmamız var ancak yurt dışında ekip bulunmamaktadır. Ayrıca, döviz kazanmak ve ekip arkadaşlarımızın global tecrübe kazanması ajans için oldukça önemlidir.”

    “Ürünleştirilmiş hizmetlerimiz var. Firmalar örneğin Data Studio kurmakta gerçekten zorluk çekmektedir. Bu gibi konularda ajans ürettiği yeni araç ile raporlama veya raporların anlaşılır kılınmasında iyi durumdadır. Analytics entregrasyonunda iyi durumdadır. Gelecekte de daha iyi işler yapmak istemektedirler.”

    “Eş zamanlı projeler yürütülmektedir. Entegrasyon yapılan ürünler geliştirilmektedir. Bir ürünün lansmanı yapılacaktır. Youtube kanallarını optimize etmenize yarayan bir araç üretilmektedir. Tavsiyeler veren bir araçtır. Analiz ve fırsatlar sunmaktadır. Diğer bir proje ise, twitter içeriğinin ekran görüntüsü almayı kolaylaştıran, güzel tweetler oluşturan bir projedir. Commerce Assist’de diğer bir projedir. Analyticsten daha hızlı çalışmaktadır. Üretemediği raporları oluşturabilmektedir. Bu aracın basit olması istenmemektedir. Uzmanlar için tasarlanmıştır.”

  • E-ticaret Girişimleri #1 – Şevin Ballıktaş @Usersdot

    E-ticaret Girişimleri #1 – Şevin Ballıktaş @Usersdot

    17 Şubat 2022 tarihinde gerçekleşen E-ticaret Girişimleri #1 – Şevin Ballıktaş @Usersdot etkinliğini izleyebilirsiniz.

    Günümüzde herkes bir girişimci! Peki fark yaratmak için ne yapmamız gerekiyor? E-Ticaret 101 Akademi olarak sizler için hazırladığımız girişimcilere özel serimiz 3 Konu 3 Konuk’un ikinci etkinliği olan E-Ticaret Girişimlerinde bize Usersdot’un kurucusu ve CEO’su Şevin Ballıktaş eşlik edecek.

    Usersdot Nedir?

    Usersdot, 2020 yılında kurulmuş bir teknolojik girişimdir ve çok kanallı platformlara veri akışı sağlar. Bu teknolojik girişim, “datadot” adında bir yazılıma sahiptir. Datadot, pazaryerindeki ürünleri izleyip analiz eder ve satış arttırıcı öneri sunmaktadır. Bulunurluk, aranma payı, müşteri yorumları, buy box kayıpları gibi verileri inceleyerek bir uyarı sistemi oluşturur. Bu kalemlerde oluşacak olumsuz durumlarda anlık müdahale sağlar. Bir yapay zeka teknolojisidir.

    Şevin Ballıktaş Kimdir?

    Yukarıda bahsettiğimiz Usersdot girişiminin kurucularından birisi olan Şevin Ballıktaş, 2011 yılında ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünden mezun olmuştur. Philips, NN, Colgate- Palmolive gibi markalarda e-ticaret ve dijital pazarlama alanlarında çalıştıktan sonra 2020 yılında ortağı Kamil Emre Erciyas ile Usersdot adlı teknolojik girişimi kurmuştur. 

    Aynı zamanda bir kar amacı gütmeyen topluluk olan İyiliği Paylaş adlı bir girişimi bulunmaktadır.

    İyiliği Paylaş

    İnsanların doğum günlerini paylaşarak kampanya yarattıkları bir kuruluştur. Bir kurum seçilerek kampanya oluşturulur ve doğum günü adı altında bağış toplanabilir. 

    Şevin Ballıktaş kendisini nasıl tanımlıyor?

    Şevin Ballıktaş Kimdir? 

    Şevin Ballıktaş, ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden 2011 yılında mezun oldu. Mezuniyetinden bu yana NLP, koçluk, iletişim eğitimleri aldı. Aldığı eğitimlerin çok büyük faydası olduğunu vurgulayan Ballıktaş, katıldığı eğitimlerden öğrendiği konulara örnek olarak; Eğer bir şeyi her gün yaparsan çok kolay yaparsın, haftada 1-2 gün yaparsan onu başarman çok daha zordur gibi bir mesajı hayatına entegre ettiğini vurguladı. Her gün spor yaptığını belirterek, her eğitimden bir mesajı yakalayarak ilerlediğini de bu örnekle bizlere açıkladı.

    Hayatında çok şanslı olduğunu vurgulayan Ballıktaş, bunu doğru zamanda doğru bir hamleyle ve özgüvenle birleştirmenin önemini açıkladı. Henüz üniversitede son sınıf öğrencisiyken ilk başta şans eseri başvurduğu bir işyerinde, daha sonra mülakat aşamalarının sonunda aslında o pozisyona uygun olmadığını ve kendisinin alınmasının mümkün olmadığını ancak özgüveninin de yardımıyla işe kabul sürecini anlattı. Üniversite son sınıf öğrencisiyken, sözleşme imzalayarak iş hayatına erken başladığını vurgulayan Ballıktaş, bununla ilgili serüvenini bizlere tüm samimiyetiyle anlattı.

    Çalışmaya başladığı 2011 yılında Türkiye’de henüz e-ticaretin çok gelişmediğini ve kendisinin satış ve pazarlama alanında çalıştığını belirtti. E-ticaret alanına geçmesinde ve girişimini kurmasında aksiyon almanın önemi vurgulayarak, Facebook’tan mesaj atarak mentör edindiğini ve daha sonra mentörünün girişimindeki yatırımcısı olduğunu söyleyen Ballıktaş, aksiyon almanın önemini anlattığı hikayelerle de açıkladı.

    Usersdot Girişiminin Hikayesi ve Kurumsal Hayat

    “Anlık bir kararla vermiş olduğum ve anneme dahi 6 ay sonra söylediğim bir girişim hikayesi oldu açıkçası. Hesabıma bu ay da para yatmadı ve bu ay beni daha ne kadar götürür? Diyerek geçirdiğim bir süreç oldu açıkçası. Stresi çok fazlaydı. Kurumsalın verdiği maaş ve ünvanı bırakarak, o konfor alanından çıkmak oldukça zor ama oldukça da keyifliydi.”

    “Öğrenmeyi seviyorsan, ne olursa olsun devam edebiliyorsan ve tutku duyduğun bir iş ise girişimci olmalısın”

    Usersdot’un Farkı Nedir? Markalara neler sunuyorsunuz? 

    “Öncelikle markalara inanılmaz bir zaman kazandırıyoruz. İkincisi dijital tarafta paylarını artırmalarını sağlayarak satışlarını artırıyoruz. Bunu nasıl sağlıyoruz? Markaların aksiyon alınca kazanacağı datayı onlara sunuyoruz. Ve bunu gerçek zamanlı olarak sağlıyoruz. Ve analiz yapabilecekleri bir paneli de markalara sunuyoruz. Markalar yoğun olduğu zaman bu datalara bakamadıkları zaman biz bildirim ile bunları gönderiyoruz. Ve yeni ürünümüz olan yeni robotumuzu yakında tanıtacağız. Bu datalarla aksiyon da alabilecek bir robot.”

    “Vizyonumuz dünyayı fethetmek. Neden tüm dünya ekosistemini kapsamayalım? Bunun için yavaş yavaş büyüyoruz. Yeni ürünlerimizle zamanla büyüyeceğiz.”

    Yeni ürünlerinin de özelliklerinden kısaca bahseden Ballıktaş, tüm içtenliğiyle merak edilen soruları cevapladı. 

  • E-ticaret Profesyoneli #1 – Kerem Bozokluoğlu @Insider

    E-ticaret Profesyoneli #1 – Kerem Bozokluoğlu @Insider

    9 Şubat 2022 tarihinde gerçekleşen E-ticaret Profesyoneli #1 – Kerem Bozokluoğlu @Insider etkinliğini izleyebilirsiniz.

    Kerem Bozokluoğlu Kimdir? Insider ile Yolları Nasıl Kesişti?

    İşletmelere web sitesi tasarlayarak e-ticaret sektörüne girmiştir. Daha sonra Vatan Bilgisayar tarafından yapılan iş teklifini kabul edip orada çalışmaya başlamıştır. Web tasarımcısı olarak girdiği işte dijital pazarlama yöneticisi pozisyonuna kadar yükselmiştir. Global şirket görmek amacıyla girdiği Media Markt’ta da dijital pazarlama yöneticiliği yapmıştır. Dijital pazarlama alanını daha fazla keşfedebilmek ve deneyimleyebilmek düşüncesiyle bir ajansa başvurmuştur. Ajansta beklediği deneyimi elde edemediğini düşünürken yolları teknoloji firması olan Insider ile kesişmiştir.

    Insider firmasıyla tanışmadan hemen önce kendi girişimi olan Kaclitreyakar’ı büyütmeyi hedeflemiştir ancak “bir işin çırağı olmadan ustası olunmaz” mottosuyla yola çıktığı için Insider firmasında çalışmaya başlamıştır. Deneyim kazanmak adına çok düşük maaşla girdiği bu işte 8 senedir çalışmaktadır. 1000+ firma ile çalışmış olup 35+ sektör verisine hakimdir. 

    “Çok uzun saatler çalışmak verimli çalışmak kadar değer katmaz. Insider firmasında çok yoğun çalışılıyor gibi bir nokta var. Insider ilk kurulduğu zamanlar evet gerçekten çok uzun saatler verimli şekilde çalışıyorduk. Ama şimdi görüyoruz ki Insider, Türkiye’deki en iyi üç start-up’tan bir tanesi. Dünyada 27 ülkede 1000+ çalışanı olan bir şirket haline geldi. Dünyadaki en iyi teknoloji firmalarının üstünde yer alıyor.”

    Insider personal growth konusuna çok önem veriyor. Yani kişisel iyileştirmeyi başarmak bu duruma en iyi çözümdür. Insider’ın kişisel gelişim adına çalışanlarını teşvik eden projeleri var. Örneğin, çalışanlardan belirli kitapların okunması istenir ve okuduğunda maaşına belli bir oranla bonuslar verilir. İkinci bir örnek olarak iş çıkışı trafiğe yakalanıp iki saat trafikte beklemek yerine içecekler alınıp sohbet havasında “bulunduğum durumu nasıl daha ileri götürürüm?” konusu konuşulabilir. Bu sadece yapılan iş ile ilgili bir proje üretmek değildir. Ofis ve çevresi ile ilgili bir konu bile konuşulabilir. 

    Dijital Pazarlama Öğrenmek için Tavsiyeler

    “Öğrenmeye düzenli vakit ayırmak çok önemlidir. Artık neredeyse her firma kendine “biz neden dijitalde yokuz” sorusunu sormaktadır. Öğrenim alanı da bu kadar genişken bu açığı kapatmak zor değildir. En basitinden YouTube üzerinden doğru videoları izleyerek bile işin teknik kısmı rahatlıkla öğrenilebilir.”

    “Öğrenmek için her yola başvurulmalıdır. “Bu firma bana değer katmaz. Popüler bir firma değil, maaşı çok yetersiz” demek yerine o firma da denenmelidir. Beklediğiniz maaştan düşük bir fiyat teklif ettiklerinde aradaki farkı bir kursa ödüyormuş gibi düşünülmelidir.”

    Satışları Engelleyen Faktörler Nelerdir? Insider’ın Bu Duruma Çözümleri Nelerdir? 

    “Dijital pazarlamada satış engelleyen faktörleri maddeler halinde sıralamak mümkün değildir. Pek çok farklı durum ve bu durumlara bağlı çözümler vardır.”

    “Dijital mağaza ve fiziksel mağaza karşılaştırıldığında fiziksel mağazalarda müşteri kazanmak daha kolaydır. Mağazaya giren müşteriyi güleryüz ile karşılamak, misafirperver davranmak o müşteriyi kazanmak için büyük bir adımdır. 

    Dijital mağazada durum ne yazık ki böyle değildir. Müşterinin karşısına bir web sitesi çıkar ve birçok yazı bulunur. Web sitesinde her şey satış odaklı olur genelde. Müşteri bu durumda kendini özel hissetmeyebilir. Fiziksel mağazalarda gelen müşterinin alışveriş yapma oranı %25-30 arasında değişirken dijital mağazalarda kimi zaman %1’in altında olduğu bile görülmektedir. 

    Burada üretilecek çözüm bir aracı koymaktır. Insider ve benzeri firmalar da aracı görevini üstlenmektedir. Bu firmalar sayesinde dijital mağazalarda %1’in altında olan satınalma oranı artık %1,5’in üzerine çıkmıştır. 

    Her ne kadar yaklaşık %30’luk bir artış söz konusu olsa da bu satınalma oranı hala yeterli değildir. Buna bağlı olarak dijital pazarlamada gidilecek daha çok yol vardır. Örneğin önceden bir web sitesini tek kişi yönetebilirken artık her kalemini (sepet sayfası, anasayfa, ürün sayfası vb.) bir ekip yönetmektedir. Yaklaşık olarak 2027-2028 yıllarına geldiğimizde dijital pazarlama evrimini büyük çoğunlukla sağlamış olacağız. Artık dijital mağazalar fiziksel mağazaların yerini almış olacak.”

  • NFT Nedir?

    NFT Nedir?

    Non-Fungible Tokens, bildiğimiz adıyla NFT’ler son zamanlarda pek çok habere konu oldu. Peki nedir bu NFT? Gelin birlikte inceleyelim…

    Blockchain teknolojisi sayesinde eşsiz olabilen tüm dijital varlıklara/ token’lara NFT denir. Örneğin sinema biletleri, resimler, videolar, 3D görseller, ses dosyaları, sertifikalar ve tapular gibi. Eşsiz olmasını sağlayan şey ise blok zincirler sayesinde korunmalarıdır. Adlarını sıkça yan yana duyduğumuz kripto paralar ve NFT’leri birbirinden ayıran özellik ise değiştirilemezlik ve eşsizliktir. Bu cümleyi daha iyi anlayabilmek için değiştirilebilir ve değiştirilemez kavramlarına bir göz atalım:

    Değiştirilebilir Ögeler

    En iyi örnek günlük hayatta sıkça kullandığımız paralardır. Örneğin elimizdeki 50 TL’lik kâğıt parayı arkadaşımızdaki başka bir 50 TL’lik kâğıt para ile değiştirdiğimizde herhangi bir kaybımız olmaz. Bu, paranın değiştirilebilir olduğunu gösterir. Kripto paralar da aynı mantığa sahiptir. Elimizdeki bir kripto parayı aynı değerdeki başka bir tanesiyle değiştirince herhangi bir kayıp ya da kazanç söz konusu değildir.

    Değiştirilemez Ögeler

    Telefonumuz, çalışma masamız, bilgisayarımız, kitaplarımız, notlarımız vs. olarak açıklanabilir. Bir masayı başka bir masayla değiştirdiğimizde iki masanın aynı olmadığını hepimiz fark ederiz. Ya da kendi telefonumuzu başka birinin telefonuyla değiştirdiğimizde bunların aynı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Değiştirilemez özelliği olan NFT’ler bu sayede takas edilemezler, tıpkı imzalı sanat eserleri gibidir. Kopyalanamaz ve üzerinde oynama yapılamaz, bu sayede eşsizdirler. Bu eşsizliğin kanıtlanabilirliği de blockchain teknolojisinden gelir. Bir NFT, dijital ortama okunduğundan itibaren onun için yapılan tüm işlemler şeffaf şekilde saklanır. Yani bir NFT oluşturulduğundan itibaren alım- satım işlemleri de dahil olmak üzere her bir veri tek tek saklanır.

    NFT’lerin yaygınlaşması ve değerlenmesinin ardından dijital varlık kavramı da evrime uğramıştır.

    Geleneksel Dijital Varlıklar

    1. Likidite yetersizliği
    2. Birlikte çalışılabilirlik bakımından farklılık göstermeleri
    3. Mevcut platform üzerinden başka bir platforma taşınamamaları (Facebook profili gibi)

    NFT ile Birlikte Dijital Varlıklar

    1. Yeterli likidite
    2. Uyumluluk
    3. Gerçek anlamda sahiplik

    NFT’lerin Temel Özellikleri

    Standardizasyon

    NFT’ler oluşturulurken blockchain üzerinde belirli bir standart söz konusudur.

    Uyumluluk

    Bu standartlara göre oluşturulan NFT’ler tüm blockchain ekosisteminde kullanılabilir.

    Alınıp Satılabilirlik

    Uyumluluğun getirdiği avantaj ile kolayca alınıp satılabilir.

    Likidite

    Kolay alınıp satılabilirlik sayesinde likidite artışı olur. Bir NFT satılmak istendiğinde anında pazaryerine çıkarılabilir ve kolayca alıcı bulunabilir.

    Değişmezlik ve Kanıtlanabilirlik

    Blockchain teknolojisi sayesinde şeffaf şekilde bir NFT’yi kimin oluşturduğu, kimin satın aldığı, daha sonra kime sattığı açıkça izlenebilir. Sanatçının NFT’yi ilk yüklediği hali de bu blok zincirlerle izlenir ve kimse üzerinde oynama yapamaz.

    Bir NFT Nasıl Oluşturulur?

    NFT oluşturabilmek için ilk önce hangi blockchain ağını kullanacağımızı seçmeliyiz. Binance Smart Chain, Avax, Tron, Tezos gibi farklı ağlar bulunsa da şu an için en çok kullanılan ağ Ethereum’dur. Daha sonra da bu ağ üzerinde yükleme yapmamızı sağlayan OpenSea gibi bir platforma (pazaryerine) üye olmamız gerekmektedir. Bu platformlar sayesinde yüklemek istediklerimizi NFT’ye dönüştürebiliriz. 3D tasarımlar, sesler, videolar, resim dosyaları, jpeg ya da herhangi bir görselden NFT oluşturulabilmektedir. Eğer bir NFT’yi Ethereum veya başka bir blockchain ağında oluşturursak sonsuza kadar o ağda kalır ve başka bir ağa taşınamaz.

    Yukarda da belirtildiği gibi bir NFT oluşturulduktan hemen sonra tüm işlemleri şeffaf blok zincirler ile kaydedilir. Bir sanatçı NFT sattığı zaman sonraki tüm satışlardan pay kazanır.

    NFT Nasıl Satın Alınır?

    İlk yapılması gereken şey, bir Ethereum cüzdanı edinmektir (MateMask, Coinbase Wallet gibi). Sonrasında alacağımız NFT’ye yetecek kadar Ethereum satın alınıp cüzdana eklenmelidir. Bu cüzdan bir pazaryerine bağlandığında alışveriş yapılmaya hazır demektir.

    Bazı pazaryerleri şunlardır:

    1. OpenSea
    2. SuperRare
    3. Rarible
    4. Foundation

    NFT ile Alakalı Bazı Terimler

    Minting

    NFT ile oluşturulacak bir eserin blockchain ağına işlenmesidir.

    Listing

    NFT satarken oluşturulan satış veya açık arttırma kurallarının belirlenmesi ile akıllı kontrat oluşturulması işlemidir. Bu kontrat yine blockchain üzerine işlenir.

    Gas Fee

    NFT’lerin blockchain ağı üzerine işlenmesi için ödenen ücrettir. İlk oluşturmada, başkasına transferde, satış için listing işleminde gas fee ödenir.

    Bir NFT Koleksiyonu Oluşturmak İçin Yapılması Gerekenler

    Koleksiyon oluşturabilmek için cüzdanlar kullanılabilir. Cüzdanlar sıcak cüzdan ve soğuk cüzdan olmak üzere ikiye ayrılır.

    Sıcak cüzdanlar internete bağlıdır. Blockchain ağı üzerinde işlem yapabilmek için sıcak cüzdan kullanmak şarttır. İnsanlar satın aldıkları NFT’leri bu cüzdanlarda saklayabilirler fakat güvenlik açığı yüzünden pek tercih edilmezler.

    Soğuk cüzdanlar harici disk olarak kullanılabilir. Sıcak cüzdanda satın alma işlemi gerçekleştirildikten sonra soğuk cüzdana aktarılması ile daha güvenli bir saklama işlemi gerçekleştirilebilir.

    Unutulmamalıdır ki satın alınan NFT’lerin gerçek sahibi satın alan kişi değil satın alma işlemi yapılan cüzdandır. Bu yüzden NFT’yi aldığımızda iyi saklamamız ve güvenliğini sağlamamız gerekir.

    İlginizi çekebilir: Web 3.0

  • E-Ticaret Nedir?

    E-Ticaret Nedir?

    Günümüz teknolojilerin gelişmesi aynı zamanda internet çağının başlaması ile birtakım yenilikler meydana gelmiştir. Bunlardan bir tanesi ise e-ticarettir. 1995 yılında internet kullanımının artması  ile aynı zamanda e-ticaret dediğimiz elektronik ticaret kendini göstermiştir. Ürün ve hizmetlerin elektronik bir ortam üzerinden satış, pazarlama, sigorta vb. gibi elektronik bir ortam yolu  ile gerçekleşmesiyle;

    1. Reklam ve Pazar analizinin araştırılması
    2. Siparişler ve kapıda ödeme 
    3. Teslimat
    e-ticaretin-tarihcesi

    E- Ticaretin Tarihçesi

    19. yüzyılın başından itibaren şekillenen endüstri devrimi ile geleneksel üretim ve satış modeli süreç içerisinde değişime uğramasıyla üretim modeli daha seri, yoğun ve hacimli bir şekil almıştır. Bu sonuç itibari ile ekonomi modelinde genişlemeler meydana gelirken aynı zamanda yeni bir sektör ortaya çıkmıştır. Bu sektör bireyler üzerinde farklı katmanlar oluştururken, sosyo-ekonomik, sosyo-politik hem de kültürel anlamda farklılıklar meydana getirmiştir. 

    Geçmişte endüstri devrimi dünyayı değiştirmişken yerini  teknoloji devrimine bırakmıştır. Bu sayede tüm dünyayı tekrardan değiştirmeye devam eden bir model ortaya çıkmıştır. Endüstri devrimi kendini seri üretim ve makineleşmede ön plana çıkarırken, günümüz teknoloji ağında ise yeni ekonomi modeli, e-ticaret, sürekli aktif olma (çevrim içi) ve elektronik iş gibi sürekli olan bir döngüyü ortaya koymaktadır.

    Olmak üzere 3 ana etkeni bulundurmaktadır. Elektronik ticaret yapısını ise  doğrudan ve dolaylı olacak bir biçimde incelememiz mümkündür. 

    Doğrudan E-Ticaret

    Fiziksel olarak bir anlam taşımayan ürün ve hizmetlerin internet aracılığı ile pazarlama modeline doğrudan e-ticaret olarak ifade edilmektedir. Bunlara örnek olarak ise; oyun programları, eğlence, müzik, işitsel olarak sunulan hizmetler, danışmanlık vb. gibi sunumlar dahil edilebilir.

    Dolaylı E- Ticaret

    İnternet aracılığı ile alınan ürünün çeşitli aşamalardan geçmesi kısacası ürünün ödenmesi, siparişe verilmesi, ürünün paketlenmesi ve kargolar aracılığı ile ürünün müşteriye teslim edilmesine veya verilmesine dolaylı e-ticaret denir.

    dolayli-e-ticaret

    E-Ticaretin Temel Kullanıcıları

    1. Kamu Kurumları
    2. Bankalar
    3. Eğlence Sektörü
    4. Sigorta
    5. Pazarlama
    6. Perakende
    7. Yayınevleri
    8. Eğitim
    9. Gıda
    10. Hazır Giyim Sektörü
    11. Tekstil
    12. Üniversiteler
    13. Butikler
    14. KOBİ’ler
    15. Market Zincirleri
    16. Teknoloji Marketleri
    17. Yetenek Siteleri
    18. İkinci El Eşya Satışı Olan Siteler

    E-Ticarette Dikkat Edilmesi Gereken Kuralları

    Günümüzde online satış üst seviyede yer almaktadır. Fakat tüketiciler online alışveriş yaparken bazı detaylara takılırlar. Bunlar; site ile ilgili güven, ürün kalitesi, teslimat ve tedarik süreçler gibi hususlardır. Bu yüzden bir e-ticaret sitesinde hangi konular üstünde durulmalı ve nelere dikkat edilmeli maddeler halinde açıklayalım:

    1. Tüketicilerin sürekli olarak sordukları ‘Sık Sorulan Sorular bölümü’ geliştirilmeli ve tüketicilerin soru ve isteklerini düzenli olarak dönüşler yapılmalı.
    2. Satıcı Elektronik Ticaret Bilgi Merkezi kurmalıdır. (Elektronik Ticaret ile ilgili genel bilgiler ve haberler) 
    3. Tüketici ve satıcı arasında bir destek kanalı oluşturulmalı ve tüketicinin ulaşabileceği referans numara ve mailler site sayfalarında yer verilmeli.
    4. Ürün ve hizmet noktasında uyaranlar oluşturulmalı. Aynı zamanda ürün ve hizmetler ile açıklayıcı fiyat bilgisi ve özellikleri yer almalıdır.
    5. Tüketici satıcının kendisi ve ürünleri ilgili her türlü bilgiye ve hizmete ulaşabilmeli.
    6. Tüketicinin aldığı ürünün hukuksal anlamda geçerliliği ve bu geçerliliği sağlayacak bir belge beyan edilmeli.
    7. Sitenin kullanım açısından kolay karmaşık olmayan bir site yapısı oluşturulması.
    8. Tüketicinin ödeme kısmına geçmesi durumunda kişisel bilgilerini koruyan yasa ve beyanın sitede belirtilmesi.
    9. Tüketicinin ürünler ile ilgili şikayet ve talep oluşturması gereken bir sayfa oluşturulması ve bu kısımlara özen gösterilerek eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir.

    Küreselleşme ve E-Ticaret

    Bilgi toplumu yapılanması oluşurken diğer yandan küreselleşme kendine özgü olguları aynı zamanda dinamikleri ve süreçleri ifade etmektedir. Küreselleşmenin yayılması ile ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda değişimler meydana gelirken farklı kültürleri anlama ve benimseme gibi olguları içine almaktadır. Bu sayede uluslararası ilişkilerde ki bağın kuvvetlenmesi ve yoğunlaşmasını içeren tüm süreci dahil etmektedir. Küreselleşmenin bir önemli özelliği sınır tanımamasıdır. Liberal adımların atılması bir yandan küresel anlamda rekabeti oluşturarak teknolojik yenilerin oluşmasını ve gelişmesini sağlar. Bu da piyasanın hızlanmasına daha renkli bir dünya oluşmasına neden olur. E- Ticaret ise bu renkli dünyanın içinde yer alır. Çünkü kuşakların değişmesi, teknolojinin ön plana çıkması, çalışan birey sayısının artması ve zamanı esnek kullanmak için e-ticaret bu kısmın içinde yer alır aynı zamanda markanın hedef kitlesini tanımaya ve alışverişe yönlendirmeye daha yakın bir taraftadır.  Aynı zamanda e-ticaret marka ve şirket açısından ekonomik açıdan bir tasarruftur. Fiziksel bir mağaza ve şirket için oluşturulacak yapı daha masraflı aynı zamanda iyi bir mekan bulmak kurucular için zaman kayıplarına yol açabilmektedir. 

    Kısaca özetlemek gerekirse internetin tüm her yere hakim olduğu bu dünyada her alanda büyük değişimler meydana gelmektedir ve gelmeye devam edecektir. Küreselleşme ile kuşaklar arasında fikir farklılıkları da meydana gelmektedir. Genç ve orta kesim interneti aktif bir şekilde kullanmaya başladıkça zamanı daha aktif yönetmeye ve işleri daha hızlı halletmenin yollarını aramaktadır. E-Ticaret iki kuşak için büyük bir alternatif olmaktadır. Saatlerce süren alışveriş 5 dakikalık bir süreç alırken istenilen bir ürün için uzun yollar sarf etmeye  gerek kalmamıştır. Bu kolaylık ile e-ticaret uzun bir süre zirvede yer alacaktır. Çünkü e-ticarette marka ve şirketler kolaylık yaşarken, tüketicilerde bu kolaylığı hissetmektedir. Özellikle pandemiden sonra tüketiciler olarak online eğitim hizmetleri, oyunlar, alışveriş vb. gibi sayfaların takipçisi olmaya başladı. Bazı şirketler bu kolaylığı fark ederek  home-office modeline geçerek tasarruf ettiğini aynı zamanda çalışanlarının performanslarının arttığını kaydetmiştir. Tüm bu etkenler meydana geldikçe her web sitesi kendine özgü yenilikler yapmaya başlamıştır. Örneğin bir boya markası  tüketicilerin boyanın evlerinde nasıl görüneceğini merak ettikleri için bir program geliştirerek telefon veya tabletlerinde telefonu duvara tuttuklarında değişimleri fark etmektedir. Bunun gibi veya benzer online deneyimsel pazarlama sağlayan pek çok marka tüketicilerinden olumlu geri dönüşler alarak  e-ticaretin ne kadar etki yaptığını ve firmalara ne kadar değer kattığı gözlemlenmiştir. 

    İlginizi çekebilir: E-Ticarette Stok Yönetimi